Ana içeriğe atla

Talihsiz Kadınlar Serüveni vs Güçlü Kadınlar Topluluğu

20'li yaşlarımın başında bir gün annem aradı ve Damla Benazir Butto ölmüş dedi. Ben de o kim deme gafletinde bulundum. Aman Allah'ım senin gibi bir entelektüel nasıl Benazir Butto'yu bilmez diye bana carladı. (Sonra hayatının kitabını okudum tabi ki)

Çok dizi izlemesem de kraliyet ailesine herkes gibi benim de ilgim var. Melissa'ya güvenim tam gelin gidecek :))) Crown'da Diana kısmındayım. Bızıldadı vızıldadı ağladı sızladı adamdan ayrıldı. 90'lı yıllarda yine aynı annem Diana'nın ölümüyle yıkılmıştı. Gel gör ki Camilla da Prens'i çok seviyor ve kayınvalidesi onay vermediği için evlenemiyor. 

Aşk engel tanır mı? Camilla ve Prens'te tanımadı. Bir taraf muhafazakar, bir taraf modern. Prens'in yerinde olsa harem kuracak milyonlarca erkek varken o aşkının peşinden gitti helal sana be şimdiki Kral.

Diana, Benazir Butto ve diğerleri kurban ya da kurban rolünde talihsiz kadınlar ama bir yanda da Camilla, Margaret gibi kadınlar var ki çok güçlü ve cesurlar. Ben artık insanların kurban rolünü seçtiğini düşünüyorum ve güçlü kadın olmanın gururunu yaşıyorum.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Senin Favori Küfürün Hangisi?

 Evet biliyorum biraz sert oldu :) Ama burası bir lifestyle blogu dersek yani bu da hayatın bir gerçeği. Aslında beni yakından tanıyanlar bilir ki ben asla küfretmem ve yanımda küfredilmesine de izin vermem. Hatta en ağır kelimem b.k bile gördüğünüz üzere noktalı yazarım. E Damla nerede çıktı derseniz, bir aydınlanma yaşadım da denilebilir :)) Bir kız arkadaşımın çok kullandığı bir küfür vardı. Eski eşine kızdıkça aşağıda linkini bırakacağım küfrü ederdi. İçimden bu kız ne saçmalıyor derdim. Gerçekten böyle beyinli insanlar var bunu anladım. Argolar, küfürler bir dili yaşatan unsurlar hatta abartalım zenginlikler diyelim. Hep ciddi şeyler yazdığımız bu blogumuza da bir küfür sallayıp sonraki yazıma geçelim :)) Ekşi küfür açıklaması

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Number 3

 Arkadaşlar uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazamıyorum. Beni affedin. Onlarca kriz, yüzlerce problemlerle uğraşırken arada güzel bir haber aldım. Beni affetmeniz adına buradan paylaşmış olayım :)