Ana içeriğe atla

Vazgeçmenin Gücü

Bu yazıya başlamamla A RH- kan ihtiyacının olması aynı ana denk geldi :( 6 ay önceki dövmem kabul olursa birazdan kan vermeye gidiyorum. O zaman blogumu okuyan arkadaşlar ne yapıyoruz kan veriyoruz. 

Ben sanırım vazgeçmememle meşhurumdur. Bir şey üzerime yıkılırsa yıkan bilir ki bitene kadar uğraşırım. Ama öyle anlar var ki canını iste verirsin sonra anlarsın ki gerçek özgürlük vazgeçmekte saklı.

Arkadaşlarımda bu kız bu çocukta ne buldu dediğim hemen hemen herkes ayrıldı :) Bir erkek arkadaşımız da var ki o kız ona hiç uygun değil ama anlatamıyoruz. Sanki o kız olmasa yer yerinden yarılacak. Annesi de bana bayılıyor Damla seni kırmaz sen konuş diyor. Aslında ben de konuşmaya çalışsam da benim canım arkadaşım ısrarla bize inat yaparcasına vazgeçmiyor. 

Bazen vazgeçmemek kesinlikle gerekiyor ama doğru zamanda ve yanlış insandan vazgeçmekse insanı bir o kadar özgür kılıyor. Yeniden gözlerinin içi gülüyor. Gözünde büyüttüğün o dağlar aslında kumdan uçan tepelere dönüyor.

Onun için arkadaşlıkta ya/da ilişkide ortada toksik bir durum varsa 1-Damla'yı dinleyin :) 2- Arkanıza bile bakmadan kaçın.


P.S: Dövmem olduğu için kan veremedim. Bir süre sırf bunun için dövme yaptırmayacağım. Siz de yukarıda yazdığım gibi kan verin! Küçük onkoloji hastası bir çocuğun gülümsemesi olun.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Number 3

 Arkadaşlar uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazamıyorum. Beni affedin. Onlarca kriz, yüzlerce problemlerle uğraşırken arada güzel bir haber aldım. Beni affetmeniz adına buradan paylaşmış olayım :) 

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Senin Favori Küfürün Hangisi?

 Evet biliyorum biraz sert oldu :) Ama burası bir lifestyle blogu dersek yani bu da hayatın bir gerçeği. Aslında beni yakından tanıyanlar bilir ki ben asla küfretmem ve yanımda küfredilmesine de izin vermem. Hatta en ağır kelimem b.k bile gördüğünüz üzere noktalı yazarım. E Damla nerede çıktı derseniz, bir aydınlanma yaşadım da denilebilir :)) Bir kız arkadaşımın çok kullandığı bir küfür vardı. Eski eşine kızdıkça aşağıda linkini bırakacağım küfrü ederdi. İçimden bu kız ne saçmalıyor derdim. Gerçekten böyle beyinli insanlar var bunu anladım. Argolar, küfürler bir dili yaşatan unsurlar hatta abartalım zenginlikler diyelim. Hep ciddi şeyler yazdığımız bu blogumuza da bir küfür sallayıp sonraki yazıma geçelim :)) Ekşi küfür açıklaması