Ana içeriğe atla

Nilus Academia Kuruluyor!

Nilus şirketimizde uzmanı olduğumuz konularda çok iyiyiz. İyi olmadığımızı bildiğimiz konularda da destek almaya açık bir firmayız. Tıpkı PR işlerinde olduğu gibi. Sosyal medya, teknik SEO gibi konularda teklifler topladık, toplantılar yaptık ve bir firmayla çalışmaya başladık.

Bazı konular benim istediğim gibi ilerlemeyince toplantılara ben girmeye ve müdahale etmeye başladım. Bu süreçte de çok genç bir arkadaş bizim online toplantılara gelmeye başladı. Neyse bu arkadaş belli ki yeni işe başlamış kendini göstermeye çalışıyor. Ben bir şeyler soruyorum herkesi bölüyor atlıyor konuşmanın ortasına. Bir toplantı, iki toplantı tamam dedim bu çocuğun önü açık ya kovarlar ya yükselir. En son da aylık yüz yüze toplantıyı kendi ofislerinde yapmak için davet ettiler ekip arkadaşımla gittik. Sunumlar yapılıyor, fikir paylaşımları derken bizim stajyer geldi toplantıya. Yine o bu anlatıyor. Sonra ekiptekilere şunu not aldın mı diye çıkışınca bu kim diye bakayım dedim. Sizce kim olabilirmiş?
Şirketin CEO'su dolayısıyla sahibi ya/da ortağı. O an bir aydınlanma yaşadım ki sonra ilk yaptığımız toplantılarda da aslında beni tanıştırmışlardı. 

Tabi toplantıda artık soluma dönmeye başladım =))) Ben yaşça genç, kendi işini kurmuş insanlara saygı duyuyorum ve onları destekliyorum.  

Yine güzel fikirler derken o sırada WhatsApptan yazıştığım muhasebecimden mük bir fikir geldi. Nilus eğitim departmanı için isim buldu. Academia...
Nilus Academia...

Teşekkürler Semo, bugün de ilk eğitimini satarak kategorimizin ilk satışını da yapmış olduk.
Hayat güzelsin.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Number 3

 Arkadaşlar uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazamıyorum. Beni affedin. Onlarca kriz, yüzlerce problemlerle uğraşırken arada güzel bir haber aldım. Beni affetmeniz adına buradan paylaşmış olayım :) 

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Senin Favori Küfürün Hangisi?

 Evet biliyorum biraz sert oldu :) Ama burası bir lifestyle blogu dersek yani bu da hayatın bir gerçeği. Aslında beni yakından tanıyanlar bilir ki ben asla küfretmem ve yanımda küfredilmesine de izin vermem. Hatta en ağır kelimem b.k bile gördüğünüz üzere noktalı yazarım. E Damla nerede çıktı derseniz, bir aydınlanma yaşadım da denilebilir :)) Bir kız arkadaşımın çok kullandığı bir küfür vardı. Eski eşine kızdıkça aşağıda linkini bırakacağım küfrü ederdi. İçimden bu kız ne saçmalıyor derdim. Gerçekten böyle beyinli insanlar var bunu anladım. Argolar, küfürler bir dili yaşatan unsurlar hatta abartalım zenginlikler diyelim. Hep ciddi şeyler yazdığımız bu blogumuza da bir küfür sallayıp sonraki yazıma geçelim :)) Ekşi küfür açıklaması