Ana içeriğe atla

Paranın bize öğrettikleri

Bugünkü araba kullanırken konum buydu? Faturaları aklımdan geçiriyorum. Alacağım/vereceğim ödemeleri düşünüyorum. Sonra bir karar verdim. Tabi onu burada yazmayacağım. Dedim ki işte bana bunu paraya sahip olmak öğretti.

Burada yanlış bir algı olmasın ben şirketten belli bir huzur hakkı alıyorum ve gerisi şirketime ait. Şirketim tüzel kişilik yani para bana değil şirkete kalıyor. Ancak şirketin tüm hisseleri bana ait olduğundan ve Veysel hisse almayı kabul etmediğinden yönetimi de bana kalıyor.

Şirketim sürekli ve agresif büyüdüğünden ciro rakamları kısa sürede artıyor. Hal böyle olunca ben aman kenara ayırayım değil de yatırım yapıp daha çok büyüteyim derdinde oluyorum. 2-3 ay önceye kadar almayı çok istediğim Z4 ise şu an gözümde şirketin buna ihtiyacı yok benim de iyi kötü bir arabam var diye kenara itmeme sebep oluyor.

Acarkent'e taşınmayı düşünün ben Beylerbeyi'nde ev bakmaya başladım. Melissa'yla Mikonos'a tatile gideceğiz normalde business seçen ben kısa mesafe ekonomi sınıfı da olur diyorum.

Sahip olduğum ciro arttıkça sahip olduğum sorumluluk da artıyor ve para bize öğretiyor. Beni daha çok büyütmek istiyorsan akıllı davran diyor. 

Aslında bunu diğer yazının konusunda yazacaktım ama bağlayayım. Para mutluluk getiriyor mu? Parasızlık mutsuzluk getiriyor olabilir ama 13 yıl önce yeni mezunken ve çok da para kazanmazken şöyle bir paylaşım yapmışım bugün Facebook hatırlattı: Hayat bana güzel diye. Hala paylaşımlarımda Hayat Güzelsin diyorsam para az kazansaydım yine mutlu olurdum.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Number 3

 Arkadaşlar uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazamıyorum. Beni affedin. Onlarca kriz, yüzlerce problemlerle uğraşırken arada güzel bir haber aldım. Beni affetmeniz adına buradan paylaşmış olayım :) 

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Senin Favori Küfürün Hangisi?

 Evet biliyorum biraz sert oldu :) Ama burası bir lifestyle blogu dersek yani bu da hayatın bir gerçeği. Aslında beni yakından tanıyanlar bilir ki ben asla küfretmem ve yanımda küfredilmesine de izin vermem. Hatta en ağır kelimem b.k bile gördüğünüz üzere noktalı yazarım. E Damla nerede çıktı derseniz, bir aydınlanma yaşadım da denilebilir :)) Bir kız arkadaşımın çok kullandığı bir küfür vardı. Eski eşine kızdıkça aşağıda linkini bırakacağım küfrü ederdi. İçimden bu kız ne saçmalıyor derdim. Gerçekten böyle beyinli insanlar var bunu anladım. Argolar, küfürler bir dili yaşatan unsurlar hatta abartalım zenginlikler diyelim. Hep ciddi şeyler yazdığımız bu blogumuza da bir küfür sallayıp sonraki yazıma geçelim :)) Ekşi küfür açıklaması