Ana içeriğe atla

Şeytan Gibi Yaramaz!

Artık 3 çocuklu bir anneyim💘 Yapriş 2 numaralı kızım kabullenemese de artık en küçük değil ve ortanca oldu.

Yapriş mavi gözleri kumral saçlarıyla insanların sempatisini kolaylıkla topluyor. Bense annelik içgüdüsüyle Meloş üzülmesin diye fiziksel övgüde bulunmuyorum. 

Ela gözlü eşim ve kahverengi benden nasıl mavi çocuk çıktı derseniz. Veysel'in ailesinde Veysel hariç herkes mavi ve yeşil tonlarda. Bizim ailede de bir kuzenimin daha çocukları renkli gözlü bir de bizim boncuk.

Yaprak karakter olarak özgür ruhlu. Aslında ben de çocuklarımı korku kültürüyle değil, saygı kültürüyle büyütmeye çalışıyorum ve mesela dışarı çıkacaksa hava soğuksa zorla giy yerine hava soğuk mevsim kıyafetleri bunlar diyorum. Giymemek isterse yanımıza alalım fikir değiştirirsen giyeriz diyorum. Melissa da arkadaşlık kurmakta çok başarılı ve bunlar beni asıl mutlu eden konular...

Insta'da karşınıza benim paylaşımlarımda çıkan 'şeytan gibi yaramaz' lafı aslında Yaprak'tan türedi :) Yaprak hiç yerinde durmuyor. Babası kızım motoru soğut demiş, dönmüş poposuna bakmış. 12 saat uykusunu alır ve akşama kadar yerinde durmaz. Geçen akşam hastaneden dönüyoruz ve konu nasıl açıldıysa ben Veysel ve Melo, Yaprak'ın en yaramaz anlarından bahsediyoruz. Evi un yapmış, su dökmüş ve kendi döküldü diyor :)) Ablasının eşyalarını karıştırmış vs vs 

Yaprak da bizi dinliyor ve henüz 5 yaşında olan kızım şöyle bir tepki verdi. Amma abarttınız! Sanki şeytan gibi yaramazım 😂 Şeytan kelimesi bizim pek kullandığımız bir kelime olduğundan hepimiz şaşırdık ve gülme krizine girdik.(Büyük ihtimalle Youtube da duydu) Dedik ki şeytan gibi yaramaz nasıl olur? Kardeşini yere atar dedi. Sonra dedik? Hayvanlara zarar verir 😐 Dedik ki bu dediklerini yapan hapse girer. Verdiği cevap suçu başkasına atar 👏

Yarın umarım Yağmur taburcu olacak ve geniş ailemiz mutlu bir şekilde bir arada olacağız. Dualarınızı bekliyoruz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Number 3

 Arkadaşlar uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazamıyorum. Beni affedin. Onlarca kriz, yüzlerce problemlerle uğraşırken arada güzel bir haber aldım. Beni affetmeniz adına buradan paylaşmış olayım :) 

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Senin Favori Küfürün Hangisi?

 Evet biliyorum biraz sert oldu :) Ama burası bir lifestyle blogu dersek yani bu da hayatın bir gerçeği. Aslında beni yakından tanıyanlar bilir ki ben asla küfretmem ve yanımda küfredilmesine de izin vermem. Hatta en ağır kelimem b.k bile gördüğünüz üzere noktalı yazarım. E Damla nerede çıktı derseniz, bir aydınlanma yaşadım da denilebilir :)) Bir kız arkadaşımın çok kullandığı bir küfür vardı. Eski eşine kızdıkça aşağıda linkini bırakacağım küfrü ederdi. İçimden bu kız ne saçmalıyor derdim. Gerçekten böyle beyinli insanlar var bunu anladım. Argolar, küfürler bir dili yaşatan unsurlar hatta abartalım zenginlikler diyelim. Hep ciddi şeyler yazdığımız bu blogumuza da bir küfür sallayıp sonraki yazıma geçelim :)) Ekşi küfür açıklaması