Ana içeriğe atla

Kızılcık Şerbeti Gerçek Olursa

Kızım Yağmur 35 gün kadar yoğun bakımda yattı. Erken doğumdan sonra 36 haftalık olması ve 2 kiloya ulaşması için ilk günler küvezde sonra kontrol altında tutuldu. Ben de gidip geldikçe hemşirelerle tanış oldum. Maalesef soğuk yapımdan dolayı hemen can ciğer ya da arkadaş olamıyorum :) Hiç biriyle de instagramda takipleşmiyorum. Ama yılbaşında beraberdik ve onlara büyük bir paket donut götürdüm.

Böyle giriş yapmamın sebebi onlara anlattığım 3-5 hikayeden biri dün Kızılcık Şerbeti'nde gerçekleşti. Kızılcık Şerbetini de bir izleyip bir izlemiyorum. Pinko gidince bıraktım, Özge Burakla geri başladım gibi malum kendisi de Suadiye eşrafından.

Hastanede anlattığım gerçek hikaye şöyle: Annem yıllar önce bir özel hastenede çalışırken yoğun bakımda bebekler karışıyor 😬 Dizide olmayacak ama gerçek hayatta olacak şeyi yapıyor hastane yönetimi bunu fark edince aileleri arıyorlar ve çocukların bir süre daha yoğun bakıma dönmeleri gerektiğini söylüyorlar. Bebekler doğru adres olacak şekilde değiştiriliyor ve günler sonra ailelere iade ediliyor. Annemin yorumu da insan nasıl evladını tanımaz salak kadın bir de bebek büyümüş güzelleşmiş diyormuş. 
Benim bu olayı anlatmam da şöyle gerçekleşti. Yoğun bakıma girdim ve canım kızım diye Yağmur'un yatağına doğru gitmeye başladım. Hemşire sizin bebeğin yatağını değiştirdik dedi =)

Onun için dizilerde yaşananlar gerçek hayatta da olabiliyor! Siz siz olun bebeğinize dikkat edin.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Number 3

 Arkadaşlar uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazamıyorum. Beni affedin. Onlarca kriz, yüzlerce problemlerle uğraşırken arada güzel bir haber aldım. Beni affetmeniz adına buradan paylaşmış olayım :) 

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Özgür Demirtaşla olan Konuşmalarımızı İfşa Ediyorum.

Ayşe Arman nasıl adını duyurdu arkadaşlar? Yok mastürbasyon hikayesini anlattı, doğruysa :) İlk kez nasıl sevişti? Dünyada tek sevişen o zaten :)) Gündemin dikkatini çekti. Ben tabi o kadar ucuz olmayayım o kadar da ünlü olmama çok da gerek yok derken gün geçtikçe popüler isimler de hayatıma dahil oluyor. Yeni dernekler, yeni etkinlikler ve benim malum snob tavrımla günleri geçiriyoruz. Geçen gün biri dedi ki sen şunu çok iyi tanıyorsun. Onlar günde 100 milyon yazıyor. Ben içimde milyon, milyar derken bir yandan da diyorum ki yok aslında o kadar tanımıyorum. Arkadaşım diyor ki saçmalama tüm etkinlik boyunca beraberdiniz, ben tabi ilk bakışta nasıl sünepe gördüysem, tüm fotoğraflarda en uzağındayım, hatta orada olduğunun çok da umrumda değil :)))) Dün spor salonundayken benim gibi gediklisi bir ünlü geldi. Başta PT'ler yanından düşmüyor. Ben de onu değil annesini beğeniyorum mükemmel oyuncu diye neyse baktım bu benim istasyonu etrafındaki guruhla kaplayacak en iyisi dedim ki mat bul...