Ana içeriğe atla

Ömer Ünsal değil Kaya

Melissa gördün mü dedim? Kimi dedi? Kızılcık Şerbeti Ömer'i. Anne gördüysen neden fotoğraf çekilmedik dedi. Kızım karizmamı çizdirecek halim yoktu dedim =))

Artık o kadar uzun zamandır blog yazıyorum ki Barış Kılıç'la tanışmamızı yazdım mı onu bile hatırlamıyorum. Gayet basit şekilde aynı PT'ye gidince tanışıyorsun. 

Ama bu yazımda farklı olarak evini ifşalayacağım. Affet beni Barış.

Sondan geriye başlayalım. Barış Kılıç'ı en son ben Dalyan Club'da gördüm. Hamilelikten dolayı spora ara verdiğimden Gym i kullanmıyorum. Restaurantta gördüm, benim gibi Mac Suadiye'den darlanıp oraya mı geçti, bilmiyorum, açıkçası tenis hocasına sormam lazım =)) 

İlk gördüğüm yer de Mac Suadiye idi. İkimizin PT si de Engin Hocaydı. Tabi Barış Kılıç para vermiyordu. O zaman Kızılcık Şerbeti de yoktu. Şimdi üzerine para alır =)

Arabası Toyota Corollaydı. Ben tam ezikleyecektim ki galiba onu kanal vermiş. O cimrilikle spora Toyota ile geliyordu.

Geliyoruz düne. Eately Anadolu Yakasına geliyor diye heyecan yaptığımız mekan oldu Meet Lab. Feride Geçidi'nden caddeye inerken Melo dedim. Ömer'i görmek ister misin? Nasıl dedi. Meet Lab onun genelde orada takılıyor. Hatta binanın tamamı onun, en üst katta da kendisi yaşıyor dedim. Sen nerden biliyorsun dedi. Spor hocası tarif etmişti hem de ben sormadan. Akbank'ın arkadasındaki caddeye ikinci binada Günaydın'ın üstünde Ömer Ünsal yaşıyor. Güvenlik de yok, umarım beni affeder =))

Benim tanıdığım kadarıyla gayet mütevazi, gayet kibar bir insan. Hatta Hüseyin Aydoğdu yani Happy's Moon'un sahibi de aynı PT'ye geliyordu. Gerçek bir anti-kibar 😅



P.S: Meloş bugün Kartepe'ye gitti. Teleferik kapalıymış otelden dolayı. Öyle saçmalık mı olur? İstikamet Uludağ! Snowboard yapamasam da pistler radarımda. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Number 3

 Arkadaşlar uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazamıyorum. Beni affedin. Onlarca kriz, yüzlerce problemlerle uğraşırken arada güzel bir haber aldım. Beni affetmeniz adına buradan paylaşmış olayım :) 

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Senin Favori Küfürün Hangisi?

 Evet biliyorum biraz sert oldu :) Ama burası bir lifestyle blogu dersek yani bu da hayatın bir gerçeği. Aslında beni yakından tanıyanlar bilir ki ben asla küfretmem ve yanımda küfredilmesine de izin vermem. Hatta en ağır kelimem b.k bile gördüğünüz üzere noktalı yazarım. E Damla nerede çıktı derseniz, bir aydınlanma yaşadım da denilebilir :)) Bir kız arkadaşımın çok kullandığı bir küfür vardı. Eski eşine kızdıkça aşağıda linkini bırakacağım küfrü ederdi. İçimden bu kız ne saçmalıyor derdim. Gerçekten böyle beyinli insanlar var bunu anladım. Argolar, küfürler bir dili yaşatan unsurlar hatta abartalım zenginlikler diyelim. Hep ciddi şeyler yazdığımız bu blogumuza da bir küfür sallayıp sonraki yazıma geçelim :)) Ekşi küfür açıklaması