Bedriye Hanım merhaba,
Ben Damla, bir kadın girişimciyim ve kendi teknoloji şirketim var. Tuğrul Ağırbaş’ın programında bir kadın girişimciye denk gelince kitap kurdu olarak hemen kitabınızı aldım. Öncelikle başarılarınızdan dolayı sizi tebrik ederim. Kitabınızla ilgili okurken bazı notlar aldım ve 2. Kitabınızı yazacağınızı yazmışsınız lütfen bazı noktaları iyileştirin. Ben nadiren kitap okumayı başladıktan sonra bırakmışımdır. Sizin kitabınızın 50. sayfasında buna karar verip dayan diyerek az önce kitabınızı bitirebildim. Benim bir okur olarak size önerilerim naçizane aşağıdaki gibidir:
- Kitabınızdaki dil çok kitsch geldi bana. Evet bir edebi eser değil belki ama sürekli napiiim, geliyoo, bakiim tarzında bir dil irite ediyor ve dikkati dağıtıyor. Dizüstü edebiyatı Pucca’nın kitabı gibi bir eser olsa ki o bile 50 sayfada 1 yazınca sempatik duruyor, kabul edilebilir bir seviye kaldı ki dizüstü edebiyatı içerik olarak komedi olduğundan da akabiliyor, sizin kitabınızda bu kuralsızlık bende pozitif bir etki bırakmadı.
- 155. Sayfada farkında fakında diye yazılmış, belki sonradan fark etmişsinizdir bir ara o bile espri mi diye düşünmedim değil.
- Akış şemalarını sevdiğini söylemişsiniz ama kitabınızda içerik biraz iç içe geçmiş. Kitap için akış şeması yaptınız mı bilmiyorum ama mesela Güldem Berkman’ı belki tanırsınız, iş hayatını sizinkine benzer anlattığı bir kitabı var: Hikayeyi Anlarsan Mümkün. O kitapta mesela geçişler daha düzgün çocukluğunun içinde gelecekteki evliliğin travması yok :)
- Travmalardan ve psikolojik duygu durumlarından bahsetmişsiniz. Bir tek sanırım şizofreni miyim diye sormadınız kitapta, bu da gereğinden fazla değinilmiş gibi geldi bana açıkçası.
- 3 sayfa boyunca ıspanak yıkamaktan bahsediyorsunuz ki fenalık geldi dediniz inanın bana da bastı ama bu Ayfer Tunç’un yazdığı gibi bir içselleştirme gibi değil de bitse de sonraki sayfaya geçsek tadında ya da tatsızlığında olmuş. Betimlemeler ya da duygu durumları o kadar karmaşık ve dağınık ki sayfaları bir an önce geçiştirme ihtiyacı duyuluyor.
- Kitabın sonunda 20 sayfalık övgüyü neden eklediniz anlamadım. Belki Steve Jobs’un meşhur biyografisini okumuşsunuzdur, Steve Jobs’un hayatındaki insanlara soruyorlar, Steve Jobs gibi devrim yaratan insanın hiç mi iyi huyu yok dedirtecek içtenlikle yazmışlar. Bu biraz daha gerçekçi.
Hiç mi beğenmediğin bir şey yok derseniz?
- 162. sayfadaki cümlenize bayıldım. Kılavuz arama, her girişimci kendi kitabını yazar!
- Mansplaining kavramını bilmiyordum öğrendiğime sevindim.
- Built to buy kitabından sayenizde haberim oldu.
- En önemlisi umutla ve neşeyle doldum.
Umarım yazdıklarım sizde pozitif bir geribildirim yaratır ve sonraki edisyonlar için yol gösterici olur.
Sevgilerimle

Yorumlar
Yorum Gönder