Çok övgü üzerine Annemin Uyurgezer Gecelerine başladım. Kitabın başında üslubu pek beğenmedim, hiç benlik değil, çok uzun cümleler derken konu sarmaya başladı. Sonuna doğru tekrar gözlemimi paylaşırım. Buradan sonrasını kitabı okumayı düşünenler için okunmaması gerekiyor. Spoiler içerir :) 4. satıra geçiniz =)
Kitap bir toksik ilişki üzerine. Evli bir adamla birliktelik sağlayan bir kadının hikayesi. Fazlasıyla kişinin aşağılayıcı hissedeceği çok garip bir durum. Bu kitabı izlerken aklıma geçmişlerden bir film geldi. Masumiyet. 1997 yapımı.Eğer filmi izlemediyseniz ve izlemeyi düşünüyorsanız yazının bundan sonrasını okumayın. 4. satıra geçiniz =)) Film bir Zeki Demirkubuz klasiği. Benim gibi aksiyon sevmeyen ama gündelik yaşamdan kesitleri izlemeyi sevenler için mükemmel bir film. Eşim gibi Marvel evreni aşıkları için de işkence olabilecek bir film :) Bu filmde Yusuf karakterinin gözünden toksik ilişkiler evreni anlatıyor. Adam karısına ben sana ne yaptım diye dayak atıyor? What else? Arabesk karakterlerin hiç de arabeske çevirmediği bir film.
Gündelik hayatta herkesin toksik bir ilişkisi mutlaka oluyor. Bir arkadaşım da bana birinden hoşlandığını karısından boşanacağını ve bu adamdan hoşlandığını söylediğinde hemen kes dedim. Başka bir evli arkadaşımın dediği gibi ben de robot değilim. Onun için hoşlanabileceğim karakterde kişilerden elektrik alırsam baştan uzak
duruyorum.
Haluk Bilgilenir'in muhteşem tiradını bırakıp size bir kitap bir film önerisiyle yazımı bitiriyorum. Eğer ilişkiler üzerine biraz düşünmek isterseniz Annemin Uyurgezer Geceleri ve onunla bağlı Masumiyet filmini öneriyorum.
Süper
YanıtlaSil