Ana içeriğe atla

Marka Aşkına

Çalıştığınız firmanın ürünlerini etrafınıza önerir misiniz? Ya da siz ne kadar rahatlıkla kullanırsınız?
Geçen gün eşimle spora gidiyoruz. Kahvaltıyı nasıl yapalım diye eşim sorarken Starbucks'ın bir mağazası bu ay hedefini zor tutturuyor. Oradan sandwich kahve alırız dedim. Eşim durdu ve sendeki de tam bir marka bağlılığı dedi. 

Şu an etrafıma yılbaşı hediyelerini Starbucks bardaklarından ve Body Shop kremlerinden seçiyorum. Verirken de diyorum bana da ücretsiz değil, sadece şirket çalışanlarının indiriminden faydalanıyorum ama ben önceliğimi kendi markalarıma veriyorum. Kendi markam dururken, diğerleri aklıma bile gelmiyor.

Markalarımız güzel, markalarımızın mottosu güzel ve daha da önemlisi bu mottoyu çalışanlarına yansıtabiliyor. Bu benim için de geçerli, mağazada çalışan partner için de geçerli. 

Aynı konuşmayı bir mağaza müdürüyle yaptım, eğer hizmet sektöründe çalışacaksam bu Starbucks'tan başkası olmaz dedi. 

Bazı firmalar göstermelik hareketlerde çok iyidirler ve yaptıklarını hemen paylaşırlar. Amaç zaten çalışan değil kendini göstermektir. Shaya'da işler böyle yürümez. Mağazalarımızdaki kuyruklardan anlaşılacağı gibi işlerimiz yoğun olsa da herkes, baristadan operasyon müdürüne güler yüzlüdür.
Nasıl misafirlerimize eşsiz deneyim sözü veriyorsak bunun temeli çalışanlarda atılıyor. Bu da marka bağlılığını arttırıyor.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Number 3

 Arkadaşlar uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazamıyorum. Beni affedin. Onlarca kriz, yüzlerce problemlerle uğraşırken arada güzel bir haber aldım. Beni affetmeniz adına buradan paylaşmış olayım :) 

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Özgür Demirtaşla olan Konuşmalarımızı İfşa Ediyorum.

Ayşe Arman nasıl adını duyurdu arkadaşlar? Yok mastürbasyon hikayesini anlattı, doğruysa :) İlk kez nasıl sevişti? Dünyada tek sevişen o zaten :)) Gündemin dikkatini çekti. Ben tabi o kadar ucuz olmayayım o kadar da ünlü olmama çok da gerek yok derken gün geçtikçe popüler isimler de hayatıma dahil oluyor. Yeni dernekler, yeni etkinlikler ve benim malum snob tavrımla günleri geçiriyoruz. Geçen gün biri dedi ki sen şunu çok iyi tanıyorsun. Onlar günde 100 milyon yazıyor. Ben içimde milyon, milyar derken bir yandan da diyorum ki yok aslında o kadar tanımıyorum. Arkadaşım diyor ki saçmalama tüm etkinlik boyunca beraberdiniz, ben tabi ilk bakışta nasıl sünepe gördüysem, tüm fotoğraflarda en uzağındayım, hatta orada olduğunun çok da umrumda değil :)))) Dün spor salonundayken benim gibi gediklisi bir ünlü geldi. Başta PT'ler yanından düşmüyor. Ben de onu değil annesini beğeniyorum mükemmel oyuncu diye neyse baktım bu benim istasyonu etrafındaki guruhla kaplayacak en iyisi dedim ki mat bul...