Ana içeriğe atla

Hidrojen Enerjisi!

 Evet hidrojen enerjisi ile devam ediyoruz. Ben Hidrojen Enerjisi'yle üniversite yıllarımda tanıştım. Bir önceki yazımda bahsettiğim gibi aşırı meraklı ben o nasıl çalışır bu nasıl olur derken birden kendimi Fransa'da Shell-Eco üniversiteler yarışmasında buldum. 

Ama biz önce hidrojen enerjisine dönelim ve Türkiye bor zengini diyelim yoksa jelibon mu demeliydim :)

Ben yine kısaca size anlatacağım.

Hidrojen deyince aklımıza ne geliyor evet H2O. Hidrojen doğada serbest halde çok bulunmuyor ve biz çeşitli yöntemlerle mesela hidroliz ile hidrojeni elde ediyoruz. Suyun sonsuzluğunu düşünürsek hidrojen enerjisinin yenilenebilirliği de buradan geliyor.

Peki bor nerede devreye giriyor? Hidrojeni gömmeniz gereken kapsüller var ve bor bunun için vazgeçilmez. Tüplerde bor kullanıyorsunuz.

Hidrojen enerjisinin avantajlarına gelince temiz enerji, yenilenebilir, enerji yoğunluğu ve çok yönlü kullanımı. Dezavantajlarına gelirsek, yüksek üretim maliyetleri, depolama ve taşıma zorlukları ve güvenlik endişeleridir.

Hatta hiç unutmam Shell Eco-Marathonda biri çakmak yakmıştı ve hepimiz koşarak kaçmıştık. Hidrojen fazlasıyla basınçlı ve yanıcı.

İkinci konuya gelirsek üniversitede aldığım ödülü unutamam, ilk defa bir Türk takımı Avrupa'da yarışa katıldı ve ilk derecesini aldı.

Tek kadın olarak ben de parçasıydım.



 



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Senin Favori Küfürün Hangisi?

 Evet biliyorum biraz sert oldu :) Ama burası bir lifestyle blogu dersek yani bu da hayatın bir gerçeği. Aslında beni yakından tanıyanlar bilir ki ben asla küfretmem ve yanımda küfredilmesine de izin vermem. Hatta en ağır kelimem b.k bile gördüğünüz üzere noktalı yazarım. E Damla nerede çıktı derseniz, bir aydınlanma yaşadım da denilebilir :)) Bir kız arkadaşımın çok kullandığı bir küfür vardı. Eski eşine kızdıkça aşağıda linkini bırakacağım küfrü ederdi. İçimden bu kız ne saçmalıyor derdim. Gerçekten böyle beyinli insanlar var bunu anladım. Argolar, küfürler bir dili yaşatan unsurlar hatta abartalım zenginlikler diyelim. Hep ciddi şeyler yazdığımız bu blogumuza da bir küfür sallayıp sonraki yazıma geçelim :)) Ekşi küfür açıklaması

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Number 3

 Arkadaşlar uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazamıyorum. Beni affedin. Onlarca kriz, yüzlerce problemlerle uğraşırken arada güzel bir haber aldım. Beni affetmeniz adına buradan paylaşmış olayım :)