Ana içeriğe atla

Enerji Depolama

Yarın Reap Battery ziyaretim olduğundan bugün bu konuda biraz araştırma yapma şansı yakaladım ve size biraz enerjinin nasıl depolanabileceğini anlatacağım.

Tabi çok güzel cümlelerimi kapasitörler, Lithiumlar diye sıralarken yazdıklarımı siliyorum ve halka açık bir anlatıma geçiyorum. Batarya mesela kumanda da kullandığımız bir pil de olabilir, arabada kullandığımız akü de olabilir, hadi bir ötesine geçelim mesela acil durum aydınlatmalarındaki kitler de olabilir.

Enerjiyi neden depoluyoruz? Örneğin siz bir güneş paneli kullanıyorsunuz ve evinizin her saat elektrik tüketim ihtiyacı aynı olmayabiliyor. Peak saat çok kullanılan bir terimdir. Ofiste çalışırken, işten eve geldiğinizde en yoğun kullandığınız saatler. Uyurken minimumda. Güneş tepede yoğun, siz yemek yemek için bilgisayarınızı kapattınız ve o an elektrik ihtiyacınız azaldı. Hooop güneş pillerine depolamaya. Ya da evinizde elektrikler kesildi, jeneratöre geçene kadar sisteminizi UPS aküleriyle ayakta tutarsınız. Elektrikli arabanız var, şarj edip o batarya ile yola devam edersiniz.

Enerjiyi her zaman kaynağında değil, ihtiyaca göre depolama sistemlerinde de tutabilirsiniz. Reel sektördeki büyümeye bakınca da 19 kat büyüyen bir sektör olarak tabi firmaların da göz bebeği haline geliyor. Ben bugün bolca video izledim (x2 hızla tabi ki), Lithium ve Sodium battery özelliklerini karşılaştırdım. BMW EV Giga Factory ile son noktayı koydum.

Reap Battery'den sonra Farba, peşine de P&G ziyaretim var. Onlara çalışmaya gerek var mı? Benim gibi bir geek için forever :)


https://www.youtube.com/watch?v=p9r6ceE9HZs

https://www.leadturkey.net/ekin-ozen-ariduruoz/



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Number 3

 Arkadaşlar uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazamıyorum. Beni affedin. Onlarca kriz, yüzlerce problemlerle uğraşırken arada güzel bir haber aldım. Beni affetmeniz adına buradan paylaşmış olayım :) 

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Senin Favori Küfürün Hangisi?

 Evet biliyorum biraz sert oldu :) Ama burası bir lifestyle blogu dersek yani bu da hayatın bir gerçeği. Aslında beni yakından tanıyanlar bilir ki ben asla küfretmem ve yanımda küfredilmesine de izin vermem. Hatta en ağır kelimem b.k bile gördüğünüz üzere noktalı yazarım. E Damla nerede çıktı derseniz, bir aydınlanma yaşadım da denilebilir :)) Bir kız arkadaşımın çok kullandığı bir küfür vardı. Eski eşine kızdıkça aşağıda linkini bırakacağım küfrü ederdi. İçimden bu kız ne saçmalıyor derdim. Gerçekten böyle beyinli insanlar var bunu anladım. Argolar, küfürler bir dili yaşatan unsurlar hatta abartalım zenginlikler diyelim. Hep ciddi şeyler yazdığımız bu blogumuza da bir küfür sallayıp sonraki yazıma geçelim :)) Ekşi küfür açıklaması