Ana içeriğe atla

Haftasonu İstanbul'da Ne Yapıyoruz?

 İstanbul'a ilk dönünce yaptığım şey ev, kedi bakımı ve işleri topladıktan sonra tabi ki Cadde'ye inmek oldu. Kitapçılar için Penguen ve Remzi benim favorilerim. Sonra tabi ki bistrocularda ilk buluşmayı kuzenlerimizle yaptık ve Allen'a gittik. 

Dün İstanbul'da gitmeyi en sevdiğim yerlerden birine Zorlu AVM'ye gittim. Orada da route belli LV, Chanel, Apple Store, Paşabahçe, Remzi ve Eataly.

Bugün şehre döndüğümü keşfeden spor hocalarımla Dalyan'a dönüş şeklinde oldu. Paketlerimi yeniledim bugün tenis, salı pilates.

Uzun süredir görüşmediğim arkadaşlarımla bugün buluşmaya devam edeceğiz. Ya Cotto ya da Town House diye düşündük. Arabayla tenis dönüşü Cotto'nun önünden geçerken ne göreyim, kapıya Limonlu İtalyan konsept yapmışlar. Cotto şu an ağır basıyor. 

Haftaya yine arkadaşlarımla buluşmaya devam edeceğim. Birini büyük ihtimalle Soho yaparım. Momo ve Hiema arkadaşlarla diğer sözleştiğimiz mekanlar... İzmir'deyken ayyy İstanbul'a dönmesem mi diyordum ama kuzenlerle, torunlarını özleyen aile büyükleriyle ve arkadaşlarla havanın İzmir'e göre daha serin olduğu şehrin tadını tabi kim çıkarır?

Bildiniz: Damluş!

Siz de çıkın İstanbul'un tadını çıkartın! Cadde'ye çıkmamız yasaklanana kadar evde durmayın!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Number 3

 Arkadaşlar uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazamıyorum. Beni affedin. Onlarca kriz, yüzlerce problemlerle uğraşırken arada güzel bir haber aldım. Beni affetmeniz adına buradan paylaşmış olayım :) 

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Senin Favori Küfürün Hangisi?

 Evet biliyorum biraz sert oldu :) Ama burası bir lifestyle blogu dersek yani bu da hayatın bir gerçeği. Aslında beni yakından tanıyanlar bilir ki ben asla küfretmem ve yanımda küfredilmesine de izin vermem. Hatta en ağır kelimem b.k bile gördüğünüz üzere noktalı yazarım. E Damla nerede çıktı derseniz, bir aydınlanma yaşadım da denilebilir :)) Bir kız arkadaşımın çok kullandığı bir küfür vardı. Eski eşine kızdıkça aşağıda linkini bırakacağım küfrü ederdi. İçimden bu kız ne saçmalıyor derdim. Gerçekten böyle beyinli insanlar var bunu anladım. Argolar, küfürler bir dili yaşatan unsurlar hatta abartalım zenginlikler diyelim. Hep ciddi şeyler yazdığımız bu blogumuza da bir küfür sallayıp sonraki yazıma geçelim :)) Ekşi küfür açıklaması