Ana içeriğe atla

Anne Zengin Olduğumuzu Anladılar!

 Bu cümleler tahmin edin kime ait? Gelir ve sosyal statüyle ilgili beni benden alan bu cümleler bildiniz kızım Melissa'ya ait. 

Aslında konu basit. Bilmeyenler için ben sirke manyağıyımdır. Yakınlarım bilir ben salata değil sirke yerim. Üzümün her türlüsünü seven ben, ekşi seven ben, tabiki üzüm sirkesine bayılıyorum. Fransa'da ilk denk geldiğim sirkeli Lays cipsini Alaçatı'da Tekelde görünce kendimden geçtim ve Melissa ile daldık. 3 tane cipse 145 Lira verince artık Türk halkı olarak fiyat algısı kalmadığından garipsedim ama benden önce dolarla alışveriş yapmaya çalışan birine de zorluk çıkardığından hiç değilse fiş isteyeyim deyip Tekelden hızla uzaklaştım. Tam arabaya bineceğiz, Melissa dedi ki anne çok verdin, bizim zengin olduğumuzu anladı. 

Tabi çocuk böyle deyince önce kahkaha attım ve fikir dünyasına daldım. Gelir grupları, sosyal statüler, Abromoviç zenginse ben fasfakirim diye düşünmeye başladım. 

ScienceDirect' ten hemen socioeconomics and income diye araştırmaya başladım. Ipsos ilginç anketler yapmış. Dibi olmayan bir dünya.

Dolayısıyla ben kendimi zengin diye tanımlamıyorum. Artık telefonda bir hizmet alacağım zaman Suadiye'de oturduğumu da söylemiyorum :)) 




Asıl zenginlik iyi bir insan olmakta diye tatlıca bağlayayım. Benim rolümdeki bir insan ne kadar adil, ne kadar destekleyici ve insanların hayatlarında fark yaratabilirse ben onu yapmaya çalışıyorum. Yoksa meşhur Kanuni şehir mitinde olduğu gibi tabutumda bir elimi dışarıda taşıyın demiş. Kanuni bile eli boş gitti. 

What the hell yaniiii?


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Number 3

 Arkadaşlar uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazamıyorum. Beni affedin. Onlarca kriz, yüzlerce problemlerle uğraşırken arada güzel bir haber aldım. Beni affetmeniz adına buradan paylaşmış olayım :) 

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Senin Favori Küfürün Hangisi?

 Evet biliyorum biraz sert oldu :) Ama burası bir lifestyle blogu dersek yani bu da hayatın bir gerçeği. Aslında beni yakından tanıyanlar bilir ki ben asla küfretmem ve yanımda küfredilmesine de izin vermem. Hatta en ağır kelimem b.k bile gördüğünüz üzere noktalı yazarım. E Damla nerede çıktı derseniz, bir aydınlanma yaşadım da denilebilir :)) Bir kız arkadaşımın çok kullandığı bir küfür vardı. Eski eşine kızdıkça aşağıda linkini bırakacağım küfrü ederdi. İçimden bu kız ne saçmalıyor derdim. Gerçekten böyle beyinli insanlar var bunu anladım. Argolar, küfürler bir dili yaşatan unsurlar hatta abartalım zenginlikler diyelim. Hep ciddi şeyler yazdığımız bu blogumuza da bir küfür sallayıp sonraki yazıma geçelim :)) Ekşi küfür açıklaması