Ana içeriğe atla

Rutinler

O zaman her zamanki havalı söylemimi dile getireyim. Benim tüm yaptıklarımdan sadece birini yapanlar kendileri başarılı addediyorlar :)

Bildiğiniz gibi benim iki kız çocuğum var. Şirketlerim var. Doktora ve sonrası kariyerim var. Düzenli spor yapıyorum. İyi bir film ve kitap takipçisiyim. Sosyalleşiyorum vs vs . Peki ben bunlara nasıl yetişiyorum? 

Öncelikle bu soruyu kendime sormuyorum. Yetişebilir miyim dediğin an, s.çıyorsun. Ben bunu düşünmeden güne başlıyorum. 6:50 gibi uyanıyorum. 7:10 gibi Melissa'yı uyandırıp servise bindiriyorum. Eve dönüyorum kahvemi alıp 50 sayfa kadar kitap okuyorum sonra hazırlanıp ofise geçiyorum. Yaprak'ın okulu 9:30'da başlıyor. Sabah benden ayrılmakta zorlandığı için o uyanmadan evden ayrılmam gerekiyor. Benim gibi aşırı zekiyseniz ofisiniz ve eviniz aynı apartmanda olabiliyor. 09:00 da departman yöneticileriyle toplantı yapıyorum, gündemi konuşuyoruz ve 11:30 gibi ya Tenis ya da Pilates için Dalyan Club'a geçiyorum. Sabah kahvaltısı yapmıyorum, öğle yemeği yemiyorum. Formumu bildiniz buna borçluyum. 13:00 gibi ofise dönüyorum. 18:30'a kadar ofiste kalıp eve geçiyorum. 18:30'da günün tek öğününü yiyorum. Örnek vermek gerekirse bugün sadece 2 adet enginar ve bir kadeh şarapla tamamladım.19:00-21:00 bizim Melissayla ödev yapma ve kitap okuma saatlerimiz. 21:00'da mutlaka bir filme başlıyoruz. En son Level 16'yı izledik ve bayıldık. 23:00'de Melissa'yı yatağa sokuyorum ve day-off. Genelde Salı akşamları Soho'da Cuma akşamları da Cadde'de arkadaşlarımla buluşuyorum. Eğer müşterim ya da iş için görüşmem gerekirse bana yakın olan Cotto'ya davet ediyorum. Pazartesi ve Salı günleri mümkün olduğu kadar toplantı kabul etmiyorum. Hem okulum var hem de haftayı planlamış oluyorum. Çarşamba ve Perşembe tedarikçiler, müşteriler, iş görüşmeleri Nilus'u anlatmayı sevdiğim toplantılarla geçiyor. Cumaları out-of-office etkinlikleri seviyorum. 

Bu rutini uygulayınca aman bugün de yataktan çıkmak istemiyorum olmuyor. İtiraf ediyorum bugün biraz daha uyumak istedim ama yataktayken son aldığım ihalenin maliyetlerini nasıl düşürürüm diye kendimi yerken bari yatağın dışında düşüneyim dedim.

Yaşamayı seviyorum! Dopdolu...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Senin Favori Küfürün Hangisi?

 Evet biliyorum biraz sert oldu :) Ama burası bir lifestyle blogu dersek yani bu da hayatın bir gerçeği. Aslında beni yakından tanıyanlar bilir ki ben asla küfretmem ve yanımda küfredilmesine de izin vermem. Hatta en ağır kelimem b.k bile gördüğünüz üzere noktalı yazarım. E Damla nerede çıktı derseniz, bir aydınlanma yaşadım da denilebilir :)) Bir kız arkadaşımın çok kullandığı bir küfür vardı. Eski eşine kızdıkça aşağıda linkini bırakacağım küfrü ederdi. İçimden bu kız ne saçmalıyor derdim. Gerçekten böyle beyinli insanlar var bunu anladım. Argolar, küfürler bir dili yaşatan unsurlar hatta abartalım zenginlikler diyelim. Hep ciddi şeyler yazdığımız bu blogumuza da bir küfür sallayıp sonraki yazıma geçelim :)) Ekşi küfür açıklaması

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Benim Preeklampsi Olma Hikayem

 Bu satırları yazmak benim için çok güç. 2 hafta önce bugün bu saatlerde bir bilinmezliğe doğru yolculuk yaparken bugün kızımı yoğun bakımda bırakmış olarak bu yazıyı yazmak çok ağır.  Ben sağlıklı ve gününde iki çocuk doğurmuş biri olarak 3. çocuğumda hafif endişeli olsam da genel olarak Ocak ayında doğumu bekliyordum. Yağmurla ilgili tek olumsuzluk detaylı ultrason çektirirken fark edilen notch oldu. Bebek beslenmesinde hafif bir yavaşlama vardı ve doktorum aspirin içmemi önerdi. 30 haftalık kontrole gittiğimde her şey yolundaydı, boyu kilosu. Yalnız ben de bir gariplik vardı. 5 kilo almıştım. Başından beri sadece 7 ay boyunca 3 kilo alan ben için ilk tepkim yanlış ölçüyor oldu, eşim güldü ve dedi ki baklavalardan oldu. Doktorum da kan ve idrar tahlili ver dedi, tansiyonumu ölçtü her şey normaldi. 2 hafta önce 3 Aralık günü sabah akıllı saatimi bulamadım. Nabız ölçümü benim akıllı saatte takip ettiğim bir veridir. Saatimi bulamayınca aslında hayatımı kurtaran adımı atmış old...