Ana içeriğe atla

Pygmalion Miti ve Kendini Gerçekleştiren Kehanet

Mitolojiden devam mı?

O zaman bugün Afrodit ve Pygmalion'dan bahsediyoruz.

Güzeller güzeli Afrodit Kıbrıs'ta yaşarken kadınların kendisine saygısızlık yapması sonucu onlara mitolojiye yakışan bir ceza veriyor ve hepsini fahişe yapıyor. Adada yaşayan Pygmalion bir heykeltraş ve kadın heykeli yapıyor. Adada yaşayan tüm kadınlar fahişe olduğundan yarattığı heykel gibi bir kadınla tanışmayı her şeyden çok istiyor. Bir gün Afrodit adada festival yapıyor ve herkes adaklar adıyor. Pygmalion eve geldiğinde bir de bakıyor ki adak gerçek olmuş. Heykel canlanmış. Tabi ki burada ben ataerkil mesajlar buluyor ve erkek kadını yaratmış oluyor.

Bu konuyla ilgili dinlediğim podcast kendini gerçekleştiren kehanete atıf yapıyor. Bence Halo efekte de yapabilirdi ama özetle diyor ki bir şeyin olacağına inanır ve olacak gibi güdümlenirsen o gerçekleşir. Ben bu kehanete inanmakla beraber mitlerin daha çok maskülen mesajlar içerdiğine inanıyorum.

My Fair Lady örneğinde çiçekçi kızdan bir hanımefendi yaratmak için iddiaya giren centilmenlere inat sorry guys biz kendi küllerimizden doğmakta çok iyiyiz diyip kendi tezimi de sunuyorum.

Herkese iyi haftasonları dileyerek yazımı bitiriyorum.


P.S: Ben normalde okuyarak araştırmalarımı yaparken bu sefer Spotify Podcast kullandım. Ayşegül'ün podcastinden çok faydalandım. Mitolojik not defterlerini instagramdan takip etmenizi öneririm.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Number 3

 Arkadaşlar uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazamıyorum. Beni affedin. Onlarca kriz, yüzlerce problemlerle uğraşırken arada güzel bir haber aldım. Beni affetmeniz adına buradan paylaşmış olayım :) 

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Senin Favori Küfürün Hangisi?

 Evet biliyorum biraz sert oldu :) Ama burası bir lifestyle blogu dersek yani bu da hayatın bir gerçeği. Aslında beni yakından tanıyanlar bilir ki ben asla küfretmem ve yanımda küfredilmesine de izin vermem. Hatta en ağır kelimem b.k bile gördüğünüz üzere noktalı yazarım. E Damla nerede çıktı derseniz, bir aydınlanma yaşadım da denilebilir :)) Bir kız arkadaşımın çok kullandığı bir küfür vardı. Eski eşine kızdıkça aşağıda linkini bırakacağım küfrü ederdi. İçimden bu kız ne saçmalıyor derdim. Gerçekten böyle beyinli insanlar var bunu anladım. Argolar, küfürler bir dili yaşatan unsurlar hatta abartalım zenginlikler diyelim. Hep ciddi şeyler yazdığımız bu blogumuza da bir küfür sallayıp sonraki yazıma geçelim :)) Ekşi küfür açıklaması