Ana içeriğe atla

Veysel

Zamanın birinde Damla adında bir sihirbaz varmış. İyi sihirler yapmayı çok severmiş, zaman zaman kötü sihir yapsa da iyi sihirler yapmaya çalışırmış! Bu sihirbazı bazen garip bulup, bileğinin içindeki dövmeye kimse anlam veremezmiş.

Damla’nın teknolojiye büyük ilgisi olsa da aslında çevresindeki çoğu şeyi çok merak edermiş, özellikle insanları...
Bir gün yine insanlara sihir yapacakken biri dikkatini çekmiş, bu kişi çok konuşkan ve az biraz da kibirliymiş. Bu kişinin adı Veyselmiş. 
Damla bir yağmur damlasına karışmış ve Veysel’in yanına gitmiş. Veysel'e sihir yaparak konuşmayı ve dünyadaki çoğu hissi beyninden uzaklaştırmış, birkaçı hariç. 
Veysel bu sihir karşısında kendini robotlara adamış, hep onlarla gece gündüz çalışmaya başlamış. Onlarla çalıştıkça daha çok çalışmak istemiş artık daha olgunmuş ve çok da konuşmak istememiş. Gel zaman git zaman Damla Veysel’in yanına gide gele o da robotları çok sevmeye başlamış=)
Veyselle Damla artık çokca zaman geçirip hiç konuşmuyormuş ama o kadar iyi anlaşıyorlarmış ki Veysel’in aslında düşündüğü kadar sihire ihtiyacı olmadığını onun yardımseverliğinin, kibarlığının, fedarkarlığının ve aşkının çok da derin olduğunu görmüş. 
Veysel’in aslında bir sırrı varmış ve kalbinde taşırmış. Damla bu sırrı çok merak edermiş.
Ve bir gün Nil’in kenarına gitmişler. Damla dövmesini göstermiş, Veysel de sırrını yazdığı kağıdı.
Damla’nın dövmesi “espérance”mış, Veysel’in sırrıysa “azim” ve Nil’in kenarındalarmış!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Number 3

 Arkadaşlar uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazamıyorum. Beni affedin. Onlarca kriz, yüzlerce problemlerle uğraşırken arada güzel bir haber aldım. Beni affetmeniz adına buradan paylaşmış olayım :) 

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Senin Favori Küfürün Hangisi?

 Evet biliyorum biraz sert oldu :) Ama burası bir lifestyle blogu dersek yani bu da hayatın bir gerçeği. Aslında beni yakından tanıyanlar bilir ki ben asla küfretmem ve yanımda küfredilmesine de izin vermem. Hatta en ağır kelimem b.k bile gördüğünüz üzere noktalı yazarım. E Damla nerede çıktı derseniz, bir aydınlanma yaşadım da denilebilir :)) Bir kız arkadaşımın çok kullandığı bir küfür vardı. Eski eşine kızdıkça aşağıda linkini bırakacağım küfrü ederdi. İçimden bu kız ne saçmalıyor derdim. Gerçekten böyle beyinli insanlar var bunu anladım. Argolar, küfürler bir dili yaşatan unsurlar hatta abartalım zenginlikler diyelim. Hep ciddi şeyler yazdığımız bu blogumuza da bir küfür sallayıp sonraki yazıma geçelim :)) Ekşi küfür açıklaması