Ana içeriğe atla

Okul

Benim minnoş kızıma kreş bakmaya başladım. Allah'ım o ne zor işmiş artık arkadaşlarım da benim yakınmalarımdan sıkıldı galiba.

Diyorlar ki Damla oynasın, güvenli bir yer olsun yeter. Bence yetmez. Ben bekliyorum ki günde 3 kitap okuyan, idealist öğretmenlerin olduğu, gözlerinden ışık saçan, eli ayağı bakımlı, okulun fiziksel koşulları iyi, bahçesinde plastik değil gerçek çim olan, iyi dil eğitimi veren, baleye alıştıracak, eğitim modeli olarak biraz Finlandiya biraz Japon tarzı olan, yaratıcı düşünmeyi teşvik eden, ince motora önem veren, müze ziyaretlerini belli bir eğitim çerçevesinde gerçekleştiren bir okul.

Yok, bunların yarısı bile yok. En son bir yöneticim dedi ki Damla okullardan çok şey bekleme. Anne olarak sen ilgilenmelisin.

Peki Melissa 3 yaşında ve neler biliyor? Türkçe 40'a kadar sayabiliyor, basit harfleri Melissa'nın M'si gibi tanıyor, İngilizce basit hayvanları biliyor dog mesela, Almanca 10'a kadar sayıyor, Matematik alıştırmaları yapıyor, babası düz çizgi yatık çizgiyi öğretmiş yazma çalışmaları yapıyor.

Bence Melissa yaşına göre iyi durumda ama her anne gibi daha iyisini istiyorum ve galiba hayallerimdeki okulu bulamayacağım.

P.S: Hazır kızımı övmeye başladım Melo tam bir arkadaş delisi. Hiç fark etmiyor yaşı, zorla arkadaş olalım diyor ve başlıyor oynamaya. Park, apartmanın bahçesi, oyun alanı, havuzu Melo kendine arkadaş bulup çıkıyor. Sabah olunca da anne şu arkadaşa gidelim. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Number 3

 Arkadaşlar uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazamıyorum. Beni affedin. Onlarca kriz, yüzlerce problemlerle uğraşırken arada güzel bir haber aldım. Beni affetmeniz adına buradan paylaşmış olayım :) 

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Senin Favori Küfürün Hangisi?

 Evet biliyorum biraz sert oldu :) Ama burası bir lifestyle blogu dersek yani bu da hayatın bir gerçeği. Aslında beni yakından tanıyanlar bilir ki ben asla küfretmem ve yanımda küfredilmesine de izin vermem. Hatta en ağır kelimem b.k bile gördüğünüz üzere noktalı yazarım. E Damla nerede çıktı derseniz, bir aydınlanma yaşadım da denilebilir :)) Bir kız arkadaşımın çok kullandığı bir küfür vardı. Eski eşine kızdıkça aşağıda linkini bırakacağım küfrü ederdi. İçimden bu kız ne saçmalıyor derdim. Gerçekten böyle beyinli insanlar var bunu anladım. Argolar, küfürler bir dili yaşatan unsurlar hatta abartalım zenginlikler diyelim. Hep ciddi şeyler yazdığımız bu blogumuza da bir küfür sallayıp sonraki yazıma geçelim :)) Ekşi küfür açıklaması