Eskiden çok sevdiğim bir söz vardı, ben bir damlayım, damla okyanusa düştü, okyanus benim. Mahlasım da okyanustu. Okyanus kadar derin ve güçlü olmak hoşuma gidiyordu. Ama zamanla damla kadar küçük ve saf olmanın daha değerli olduğunu anlamaya başladım.
Tüm bu karmaşada bir sınıf öğretmeninin dünyanın en iyi 50 öğretmeni arasından biri seçilmesi beni çok etkiledi. Hem de bu bir Türktü. Daha önce hep NY Times'a İngiltere'de orada burada seçilmiş öğretmenleri okurduk. Şimdi Ahmet Naç'tan sonra bir sıradışı öğretmen daha görüyoruz. Ted konuşması aşağıda. Gurur duydum.
Evet biliyorum biraz sert oldu :) Ama burası bir lifestyle blogu dersek yani bu da hayatın bir gerçeği. Aslında beni yakından tanıyanlar bilir ki ben asla küfretmem ve yanımda küfredilmesine de izin vermem. Hatta en ağır kelimem b.k bile gördüğünüz üzere noktalı yazarım. E Damla nerede çıktı derseniz, bir aydınlanma yaşadım da denilebilir :)) Bir kız arkadaşımın çok kullandığı bir küfür vardı. Eski eşine kızdıkça aşağıda linkini bırakacağım küfrü ederdi. İçimden bu kız ne saçmalıyor derdim. Gerçekten böyle beyinli insanlar var bunu anladım. Argolar, küfürler bir dili yaşatan unsurlar hatta abartalım zenginlikler diyelim. Hep ciddi şeyler yazdığımız bu blogumuza da bir küfür sallayıp sonraki yazıma geçelim :)) Ekşi küfür açıklaması
Yorumlar
Yorum Gönder