Ana içeriğe atla

Annelik Hikayem- Herkesten Çok, Herşeyden Çok

Kendi Preeklampsi hikayeme geçmeden önce annelik hikayemden bahsetmem gerekir. 20'li yaşlarımın başında bana sorsaydınız ilk çocuğumun adını Melissa koyacağımı, okul olarak Işık'ı seçeceğimi ve üniversite eğitimini Londra'da alacağını söylerdim. Her ne kadar soğuk ya da cool bir karakter olsam da çocuklara çok düşkün olduğumu, asla sesimi yükseltmediğimi hatta eğer arkadaşıyla bir gerginlik yaşıyorsa benim kızlarımdan önce üzüldüğümü yakın çevrem bilir. Hatta cümleye şöyle başlıyorsam herkesten çok, her şeyden çok diyorsam devamı kızlarımı seviyorum diye tamamlarlar.

Ben tabi ki kimsenin çocuk sevgisini yargılayamam, hemen hemen tüm arkadaşlarımız tek çocukta kaldı ve mutlular. Biz Veysel'le 2012 yılında çıkmaya başladık, 2014 yılında evlendik. Sevgiliyken bile ikimizin beklentileri arasında çocuğumuzun olması önemli bir kriterdi. Hatta ben Veysele düğün tarihimiz belli olunca dedim ki şimdi yapalım, düğüne bebek yetişsin. Benim kadar marjinal olmayan kocacığım insanlar garip karşılar dedi :))

Evlenirken de dedim ki bak çocuğun olmazsa hemen boşanırım 😅 Evliliğimizin 3. ayında hamile kaldım ki o 3 ay Veysel'in tabi burnundan getirdim. Keçiboynuzu mu içsen? 

Dediğim gibi biz evlenirken şunu dedik ki kolumda da dövmesi var. 4 çocuk yapacağız. Doğum tarihleri 2015-2020-2025-2030 olacak diye planı bile yaptık. Ben 13 Ekim 1987 doğumluyum. En son çocuğum için 43 bence iddalı olmasa da 38 yaşımda başıma gelenlerden sonra çok iddialı olduğu ortaya çıktı.

Geçmişe dönersek 2012 Eylül ayında Veyselle evlendik 3 ay geçti ve ben Melissa'ya hamile kaldım. Azra'dan sonra Melissa ailenin 2. çocuğu olduğundan bizde endişeli bir bekleyiş başladı. Acaba benzer durum yaşanacak mıydı? Aksine Melissa 40 hafta+2gün'de doğdu. O zaman kararlıydım normal doğum yapacağım diye. Yalnız normal doğum çok acılı ve çok zordu. Ama canım kızım sağlıkla 4 Ekim 2015'te dünyaya geldi.

Yaprak, boncuğum, Korona bebeği oldu. Korona'nın başında henüz hiç bir şey belli olmadığından yoğun karantina koşullarında sezaryen doğumla dünyaya geldi. O kadar acayipti ki kadın doğumcuma soruyorum Korona olursam ne olur diye? Ben bir şey yapamam diyor.Dikkat et Korona olma olursan Bilmem ne hastanesine gidersin. O durumda duymak istediğim en son şey olduğundan Melissa'nın doğumunu yaptıran jinekolog'tan Yapriş'in kadın doğumcusuna geçmiş olduk. Yeni doktorumuz Prof Aslı Somunkıran Acıbadem'de çözeriz ama normal doğum istemem bulaşık ortam vs derken Yapriş'im hafif minik 2840 gram Florence Nightingale'de 14 Aralık 2025'te dünyaya geldi. Veysel'i Korona'dan dolayı ameliyathaneye almadılar. Ben de tek başıma epidural olacağıma uyuyayım daha iyi dedim ve 2. doğumum genel anestezi altında oldu. O esnada hiç bir ziyaretçiyi kabul etmiyorlar ama Melissa inat etti, kardeşimi kucağımı alacağım diye,

babası değil Yaprişi ablası ilk kucağına aldı.

İşin ilginci ben hiç bir başladığım kadın doğumcuyla doğumumu yapamadım, takip ayrı doğum ayrı oldu. İlk Nilgün teyzeyle başladık-annemin iş arkadaşı- ama hastanesi değiştiği için Reyhan hanımla Melissa'nın doğumu gerçekleşti. Yaprak'ı Reyhan hanımla başladık, Korona girince Aslı hanıma 38. hafta geçtik ki bir anne adayı için bu geçiş çok zor bir karar. Yağmur'da Aslı hanımla başladık. Aslı hanımın ailecek İsviçre'ye kısa Xmas market tatili araya girince Şafak Yılmaz Baran'la doğumu gerçekleştirdik. Aslı hanıma da söyledim. Tamam beni Şafak'a emanet ediyorsun ama ben tüm planımı seninle yaptım, hamileliğim başında olsam acaba onu seçer miydim? Evet seçerdim Şafak hanım da çok kararlı işini bilen tıkır tıkır yapan bir kadın.

Sonraki ilginç yanı da Yağmur'u da epidural ile doğurdum. Böylelikle tüm doğum şekillerini de tecrübe etmiş oldum :)

Yağmur için beklenen doğum tarihi 24 Ocak 2026 idi :( Bu sefer sektirdik dedik. Doktorum ile Altunizade Ataşehir mi yoksa Kadıköy mü olsa diye plan yaparken. 6 Aralık 2025 tarihinde yüksek tansiyondan dolayı Yaprak'ı akşam 11:30'da dünyaya getirdim. En zor hamileliğim ama en kolay doğumum oldu.

Sonraki yazım kendi preeklampsi hikayem olacak.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Senin Favori Küfürün Hangisi?

 Evet biliyorum biraz sert oldu :) Ama burası bir lifestyle blogu dersek yani bu da hayatın bir gerçeği. Aslında beni yakından tanıyanlar bilir ki ben asla küfretmem ve yanımda küfredilmesine de izin vermem. Hatta en ağır kelimem b.k bile gördüğünüz üzere noktalı yazarım. E Damla nerede çıktı derseniz, bir aydınlanma yaşadım da denilebilir :)) Bir kız arkadaşımın çok kullandığı bir küfür vardı. Eski eşine kızdıkça aşağıda linkini bırakacağım küfrü ederdi. İçimden bu kız ne saçmalıyor derdim. Gerçekten böyle beyinli insanlar var bunu anladım. Argolar, küfürler bir dili yaşatan unsurlar hatta abartalım zenginlikler diyelim. Hep ciddi şeyler yazdığımız bu blogumuza da bir küfür sallayıp sonraki yazıma geçelim :)) Ekşi küfür açıklaması

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Benim Preeklampsi Olma Hikayem

 Bu satırları yazmak benim için çok güç. 2 hafta önce bugün bu saatlerde bir bilinmezliğe doğru yolculuk yaparken bugün kızımı yoğun bakımda bırakmış olarak bu yazıyı yazmak çok ağır.  Ben sağlıklı ve gününde iki çocuk doğurmuş biri olarak 3. çocuğumda hafif endişeli olsam da genel olarak Ocak ayında doğumu bekliyordum. Yağmurla ilgili tek olumsuzluk detaylı ultrason çektirirken fark edilen notch oldu. Bebek beslenmesinde hafif bir yavaşlama vardı ve doktorum aspirin içmemi önerdi. 30 haftalık kontrole gittiğimde her şey yolundaydı, boyu kilosu. Yalnız ben de bir gariplik vardı. 5 kilo almıştım. Başından beri sadece 7 ay boyunca 3 kilo alan ben için ilk tepkim yanlış ölçüyor oldu, eşim güldü ve dedi ki baklavalardan oldu. Doktorum da kan ve idrar tahlili ver dedi, tansiyonumu ölçtü her şey normaldi. 2 hafta önce 3 Aralık günü sabah akıllı saatimi bulamadım. Nabız ölçümü benim akıllı saatte takip ettiğim bir veridir. Saatimi bulamayınca aslında hayatımı kurtaran adımı atmış old...