Ana içeriğe atla

Day 4: ENEA Capital Venture

Silikon Vadisi'nde ne bol? Tabi ki Capital Venture. Sadık Ventures'ın kurucusu Canberk bey bu alamda SV'de ciddi bir network edinmiş ve bizi de her fırsatta tanıştırdı. Bunlardan biri de ENEA Capital. Detaylarını onların mail özetinden alıntı yaparak aşağıda paylaşacağım. Türkiye'deki Girişim Sermayelerinden nasıl farklılaşıyorlar? Öncelikle bizimkiler Amerika'ya kıyasla çok düşük bütçelere sahipler. Bütçeleri düşük olduğundan etrafa sarma durumundalar maalesef. Babası üst düzey yönetici amcası MV diye yatırımlar yapılıyor belli ki. Yatırımdan kazanamayacağını danışmanlıktan kazanma derdinde. Danışmanlıktan kazanamadığını komisyondan kazanma yollarında. Burada Amerika'da her şey çok mekanik. Yatırım yaparım/yapmam. Management fee x, carry y gibi mantıklı aşamalardan geçiyor.

________

Here is more information about ENEA Capital.

We focus on B2B SaaS (Infrastructure) and areas of national interest (e.g., Cybersecurity, Privacy, Healthcare, Supply Chain, Logistics, Defense, AI). We think the world needs more builders. That’s why we act as operators – not venture capitalists. We help with the challenging things such as hiring/firing, co-founder disputes, fundraising, board issues and scaling.

From zero to one, we like to be helpful with go-to-market and product via our network of engineers and category leaders / unicorn founders.

From 1 to 10, we like to help companies build economic machines, which are reliable, replicable and scalable via our CFO network (starting from the CFO of Apple – Luca Maestri – Co-Founder & General Partner).

Our LPs come from different geographies and sectors to commercially augment our portfolio companies.

Some interesting investments we did: LeadOPTIK, FidoCure, Cloaked, Golden, Minu, Zip Security, AIM Intelligent Machines, Dandy, K2 Space, and Ethernovia.

Prior to ENEA, we invested in several marquee Silicon Valley technology companies (e.g., SpaceX, Cohesity) via SPVs – deploying $62.3M across 43 companies.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Number 3

 Arkadaşlar uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazamıyorum. Beni affedin. Onlarca kriz, yüzlerce problemlerle uğraşırken arada güzel bir haber aldım. Beni affetmeniz adına buradan paylaşmış olayım :) 

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Senin Favori Küfürün Hangisi?

 Evet biliyorum biraz sert oldu :) Ama burası bir lifestyle blogu dersek yani bu da hayatın bir gerçeği. Aslında beni yakından tanıyanlar bilir ki ben asla küfretmem ve yanımda küfredilmesine de izin vermem. Hatta en ağır kelimem b.k bile gördüğünüz üzere noktalı yazarım. E Damla nerede çıktı derseniz, bir aydınlanma yaşadım da denilebilir :)) Bir kız arkadaşımın çok kullandığı bir küfür vardı. Eski eşine kızdıkça aşağıda linkini bırakacağım küfrü ederdi. İçimden bu kız ne saçmalıyor derdim. Gerçekten böyle beyinli insanlar var bunu anladım. Argolar, küfürler bir dili yaşatan unsurlar hatta abartalım zenginlikler diyelim. Hep ciddi şeyler yazdığımız bu blogumuza da bir küfür sallayıp sonraki yazıma geçelim :)) Ekşi küfür açıklaması