Ana içeriğe atla

Silikon Vadisi- Day 1&2



O zaman yazı dizimize devam edelim. San Francisco'ya Türkonfed, Türkiye İş Bankası ve üç girişimci kadın olarak gittik. Toplam ekipteki kişi sayısı 16 civarındaydı. 

Türkonfed başkanı Süleyman Sönmez maalesef gelemedi. Onu temsilen Yasemin Açık hanım vardı. Yasemin hanımın kendisi gibi çok tatlış kızı Cansu da bizimleydi. Türkonfed Sekreteri Arda Batu bey ve yardımcısı Erhan Arslan da ekipteydi. İkisi de çözüm odaklı mükemmel insanlar. Yönetim Kurulundan Perihan İnci, Avni Alp Yelkenbiçer, Burak Pehlivan,Canberk Mersin, Alper Bektaş, Adem Alkın bey de gruptaydılar. Ayrıca proje koordinatörü Nazan Bütüner hanım da grupta bulunuyordu.

Türkiye İş Bankasından katılımcılar Nazlı Coşkun ve Pınar Geben Yalçın idi.

Son olarak ödül kazananlar ise Bahar Gencay ve Özlem Çetin Aslan benim gibi grupun has isimleriydi :)

İlk iki gün bu büyük ekiple tanışmak ve beraber sosyal zaman geçirerek değerlendirdik. İlk gün akşam yemeğinde projeyi değerlendirdik ve Arda Batu bey müjdeli haberi verdi. Proje Hammers ödülü alacaktı (ki Türkiye'ye dönünce de aldı)

İkinci günse Napa Valley ziyaretimiz oldu. Bol şarap tadımlı bugün benim için tabi müthişti. Sonrasında akşam yemeği için bir Türk restaruant olan Meyhouse'a gittik. Kelimenin tek anlamıyla mükemmeldi. SF bölgesindeki anti-sosyalliği kıran ve inanılmaz başarılı bir restaurant.

Bu esnada restaurantın ortaklarından biri olan Ömer beyin hikayesi çok ilginçti. Boğaziçi üniversitesini bitiriyor. Stanford'da yüksek yapıyor ve kendi teknoloji şirketini kuruyor. 50 milyon dolar da yatırım alıyor. Sonrasında şirketi 100 milyon dolara satıyor. (Aldığı yatırıma göre rakam küçük tabi ki) Bir süre sonra da restaurant işine giriyor. Bize söylediği teknolojiyle uğraşmaktansa yeme-içme sektörüne yöneldim. Çok daha karlı :)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Number 3

 Arkadaşlar uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazamıyorum. Beni affedin. Onlarca kriz, yüzlerce problemlerle uğraşırken arada güzel bir haber aldım. Beni affetmeniz adına buradan paylaşmış olayım :) 

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Senin Favori Küfürün Hangisi?

 Evet biliyorum biraz sert oldu :) Ama burası bir lifestyle blogu dersek yani bu da hayatın bir gerçeği. Aslında beni yakından tanıyanlar bilir ki ben asla küfretmem ve yanımda küfredilmesine de izin vermem. Hatta en ağır kelimem b.k bile gördüğünüz üzere noktalı yazarım. E Damla nerede çıktı derseniz, bir aydınlanma yaşadım da denilebilir :)) Bir kız arkadaşımın çok kullandığı bir küfür vardı. Eski eşine kızdıkça aşağıda linkini bırakacağım küfrü ederdi. İçimden bu kız ne saçmalıyor derdim. Gerçekten böyle beyinli insanlar var bunu anladım. Argolar, küfürler bir dili yaşatan unsurlar hatta abartalım zenginlikler diyelim. Hep ciddi şeyler yazdığımız bu blogumuza da bir küfür sallayıp sonraki yazıma geçelim :)) Ekşi küfür açıklaması