Ana içeriğe atla

Reverse Midas Touch!

 Bugün müzakere etmeye çalışıyorum. Müzakeredeki en büyük hatalar yapılıyor ve ben artık içimden bitti dedim. Ve şu hikaye aklıma geldi:


"Yunan mitolojisinde şarap, üzüm ve eğlenceden sorumlu Dionysos, beraberindekilerle birlikte zevk-ü sefa içerisinde dolaşmaktadırlar. Çok içen Silenos, Kral Midas'a ait bir yerde uyuyakalır. Midas'ın köylüleri ihtiyarı uyandırırlar ve kralın huzuruna çıkarırlar. Midas kısa bir araştırmadan sonra Silenos'un Dionysos'la dirsek teması içerisinde biri olduğunu öğrenir ve ihtiyarı da yanına alıp Dionysos'ın yanına gider.

Silenos sağlıklı şekilde teslim edilir. Dionysos bunun üzerine Kral Midas'a “hadi bakalım ne dilersen dile” der. Midas ise dokunduğu her şeyin altın olmasını ister. Dileği şıp diye kabul edilir. 

Sabah uyanır, yatağına dokunur, altına döner. Kitap okumak için kitabına uzanır ve o da altına dönüşür. Kahvaltı için meyvelere dokunur, altına döndüğü için yiyemez. Kızını bahçede görür yanına çağırır ve gülümsemesiyle beraber kızı altın bir heykele dönmüştür. Büyük bir keder içinde olan Midas Dionysos'a gider ve tek bir dilekte bulunur:Tekrar kızına kavuşmak ve dokunduğu her şeyin altına dönmesi lanetinden kurtulmak.

Dionysos Midas'a Paktalos ırmağında güzelce bir yıkanmasını ve lanetin kalkacağı söyler. Midas Paktalos ırmağında yıkanır ve kumların altına dönüştüğüne tanıklık eder."


P.S: Bir müzakeredeki en büyük hata kendinin herseyi bildiğini iddia etmek ve karşısındakini hiçe saymaktır. Sadece paraya odaklanmak ve bunu dayatmak. Kaldı ki bunu yapanın başarıları seninkinin yanında hafif kalıyorsa...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Number 3

 Arkadaşlar uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazamıyorum. Beni affedin. Onlarca kriz, yüzlerce problemlerle uğraşırken arada güzel bir haber aldım. Beni affetmeniz adına buradan paylaşmış olayım :) 

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Senin Favori Küfürün Hangisi?

 Evet biliyorum biraz sert oldu :) Ama burası bir lifestyle blogu dersek yani bu da hayatın bir gerçeği. Aslında beni yakından tanıyanlar bilir ki ben asla küfretmem ve yanımda küfredilmesine de izin vermem. Hatta en ağır kelimem b.k bile gördüğünüz üzere noktalı yazarım. E Damla nerede çıktı derseniz, bir aydınlanma yaşadım da denilebilir :)) Bir kız arkadaşımın çok kullandığı bir küfür vardı. Eski eşine kızdıkça aşağıda linkini bırakacağım küfrü ederdi. İçimden bu kız ne saçmalıyor derdim. Gerçekten böyle beyinli insanlar var bunu anladım. Argolar, küfürler bir dili yaşatan unsurlar hatta abartalım zenginlikler diyelim. Hep ciddi şeyler yazdığımız bu blogumuza da bir küfür sallayıp sonraki yazıma geçelim :)) Ekşi küfür açıklaması