Ana içeriğe atla

Apollon

Apollon'un annesi Leto.  Babası tabi ki Zeus. Zeus, Herayla evli ve Letoyla aşkından Apollon'a hamile kalır. Bunu öğrenen Hera sizce ne yapar? Bildiniz lanetliyor. Hiç bir kara parçası o toprak üzerinde doğumunu kabul etmiyor. Leto diyar diyar geziyor. Mikonos yakınlarında Delos adasında toprakla konuşmaya başlıyor. Diyor ki benim kudretli çocuklarım Apollon ve Artemis bu topraklarda doğacak. Bu ada çok sevilecek, bunu kabul et. Toprak da dile geliyor ve diyor ki senin çocuklarının kehanetini biliyorum. Onlar çok sevilecek ve bu toprakları beğenmeyecek. Bunun üzerine ölümsüzlük nehri üzerine Leto yemin eder. Onlar sana sadık kalacaklardır. Leto çocuklarını Ege'de dünyaya getirir.

Apollon kimdir? Işığın tanrısı. Yani şifa, müzik, şiir, sanat ve okçuluğun tanrısı. Apollon başındaki Defne yapraklarının mitine gelirsek, Apollon aşk tanrısı Erosla dalga geçer. Ok savaşçı işi, sen okla insanları aşık mı ediyorsun? Bu işe kızan Eros Apollon bir gün yoldan geçerken yanındaki Defne isimli perinin yanında ona ok atar ama Defne'ye attığı oksa Defne'nin Apollon'dan tiksinmesine sebep olur. 

Apollon Defne'yle konuşmak üzere yanına gitmek ister ama tiksinen ve korkan Defne kaçmaya başlar. Tam bu kovalamaca esnasında Defne artık Apollon'un nefesini ensesinde hisseder ve toprak anaya yalvarır. Toprak ana beni koru der. Ben Tanrıların gazabıyla uğraşamam. Defne'nin vücudu agaca döner ve Defne ağacına dönüşür. Apollon da tac yapraklarını başına takar.

Apollon'un Hermes'le de mitleri de var ama detaylı yazıp sizi sıkmayacağım. İlgisini çekenler mitolojik not defterleri üzerinden takip edebilir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Number 3

 Arkadaşlar uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazamıyorum. Beni affedin. Onlarca kriz, yüzlerce problemlerle uğraşırken arada güzel bir haber aldım. Beni affetmeniz adına buradan paylaşmış olayım :) 

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Senin Favori Küfürün Hangisi?

 Evet biliyorum biraz sert oldu :) Ama burası bir lifestyle blogu dersek yani bu da hayatın bir gerçeği. Aslında beni yakından tanıyanlar bilir ki ben asla küfretmem ve yanımda küfredilmesine de izin vermem. Hatta en ağır kelimem b.k bile gördüğünüz üzere noktalı yazarım. E Damla nerede çıktı derseniz, bir aydınlanma yaşadım da denilebilir :)) Bir kız arkadaşımın çok kullandığı bir küfür vardı. Eski eşine kızdıkça aşağıda linkini bırakacağım küfrü ederdi. İçimden bu kız ne saçmalıyor derdim. Gerçekten böyle beyinli insanlar var bunu anladım. Argolar, küfürler bir dili yaşatan unsurlar hatta abartalım zenginlikler diyelim. Hep ciddi şeyler yazdığımız bu blogumuza da bir küfür sallayıp sonraki yazıma geçelim :)) Ekşi küfür açıklaması