Ana içeriğe atla

Emily vs Layla

Bu ara bir çılgınlık yaptım ve biraz Netflix'e sardım. Önce Layla diye bir film izledim, başında belliydi ama ben yine de izledim. Göçmenlik üzerine ağla ağla ciğerlerim dışarıya çıktı. 

Gurbetçilik başlı başına bir kavram ve o konuya hiç girmeyeceğim. Gelelim Emily in Paris'e o da hikayesinde aslında kısa süreli bir göçmen ve Fransızlar tarafından dışlanan bir Amerikalı. Sürekli Amerikalıların ne kadar kitsch bir yapıda oldukları söyleniyor. 

Peki bu iki kadın arasında Müslüman olmaları dışında ne fark var? Bence kendilerine olan güven. Emily dışlansa da ah bu Fransızlar diyip başının çaresine bakmanın yolunu buluyor. Layla ise iyice batıp aşırı gruplara katılıyor.

Acaba kendine güven de dinden mi kaynaklanıyor? Kadın kendi dininin biçtiği göreve göre mi kendine güveniyor?

Ben tabi ki tek bir etkene bağlamam hiç bir şeyi. Faktörlerden biri derim. Ama siz ne düşünürsünüz bilemem.

P.S: Emily in Paris'in benim için gerçek yıldızı Ashley Park. Dinlediğim en güzel 'La vie en rosa' ona ait. 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Number 3

 Arkadaşlar uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazamıyorum. Beni affedin. Onlarca kriz, yüzlerce problemlerle uğraşırken arada güzel bir haber aldım. Beni affetmeniz adına buradan paylaşmış olayım :) 

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Senin Favori Küfürün Hangisi?

 Evet biliyorum biraz sert oldu :) Ama burası bir lifestyle blogu dersek yani bu da hayatın bir gerçeği. Aslında beni yakından tanıyanlar bilir ki ben asla küfretmem ve yanımda küfredilmesine de izin vermem. Hatta en ağır kelimem b.k bile gördüğünüz üzere noktalı yazarım. E Damla nerede çıktı derseniz, bir aydınlanma yaşadım da denilebilir :)) Bir kız arkadaşımın çok kullandığı bir küfür vardı. Eski eşine kızdıkça aşağıda linkini bırakacağım küfrü ederdi. İçimden bu kız ne saçmalıyor derdim. Gerçekten böyle beyinli insanlar var bunu anladım. Argolar, küfürler bir dili yaşatan unsurlar hatta abartalım zenginlikler diyelim. Hep ciddi şeyler yazdığımız bu blogumuza da bir küfür sallayıp sonraki yazıma geçelim :)) Ekşi küfür açıklaması