Ana içeriğe atla

Alışveriş Yapmadığım 15 gün!

 Oldu mu şimdi bu? Haftaya ofis ziyaretine gideceğim ve ben bir şey alamıyorum =) Baştan başlayalım. Geçen haftalarda Melissa'nın rehberlik hocasıyla görüştüm ve bambaşka bir Melissa olduğunu öğrendim okulda. Uslu, yerinde duran, grup çalışmasını bitirmeden asla teneffüse çıkmayan, e velet evde niye bu kadar uslu değil? Benim şımartmalarım sayesinde tabi ki.

Sonra öğretmene dedim ki şimdi ben kendime dur demezken alışveriş yaparken bu velete nasıl yapma derim haksızlık değil mi? Öğretmen de dedi ki siz yetişkin algısındasınız o çocuk algısında siz 3 yıl sonrasını da öngörüp zaten bu hayatı sürdürebilirim dersiniz ama o diyemez. Hal böyle olunca karar aldık ve 15 gün alışveriş yapmamaya başladık. Dün bir ara unuttum. Melissa ve Yapriş'e dışardayken oyuncak aldım. 15 gün sonra vermek üzere erteledim. Yüzük alacaktım ki 15 gün aklıma geldi. Zaten altın fiyatları patlamış. Telefonumu değiştirecektim, 15 gün! Son olarak arkadaşımın ofisine ziyaret için bir şeyler bakıyordum. Tabi ki 15 gün. Sonra dedim ki bana deli gibi hediye geliyor. Birini götürürüm =)


Çağımızda tüketim bir gerçek. Ama benim geçen gün okuduğum gibi herseye almak değil nitelikli tüketmek daha değerli. Bu süreç belki de onu tetikler. Hadi bakalım.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Number 3

 Arkadaşlar uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazamıyorum. Beni affedin. Onlarca kriz, yüzlerce problemlerle uğraşırken arada güzel bir haber aldım. Beni affetmeniz adına buradan paylaşmış olayım :) 

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Senin Favori Küfürün Hangisi?

 Evet biliyorum biraz sert oldu :) Ama burası bir lifestyle blogu dersek yani bu da hayatın bir gerçeği. Aslında beni yakından tanıyanlar bilir ki ben asla küfretmem ve yanımda küfredilmesine de izin vermem. Hatta en ağır kelimem b.k bile gördüğünüz üzere noktalı yazarım. E Damla nerede çıktı derseniz, bir aydınlanma yaşadım da denilebilir :)) Bir kız arkadaşımın çok kullandığı bir küfür vardı. Eski eşine kızdıkça aşağıda linkini bırakacağım küfrü ederdi. İçimden bu kız ne saçmalıyor derdim. Gerçekten böyle beyinli insanlar var bunu anladım. Argolar, küfürler bir dili yaşatan unsurlar hatta abartalım zenginlikler diyelim. Hep ciddi şeyler yazdığımız bu blogumuza da bir küfür sallayıp sonraki yazıma geçelim :)) Ekşi küfür açıklaması