Ana içeriğe atla

Liberté

Yolda gidiyoruz. Fark ettin mi dedim bizim atasözleri ne kadar sığ. İnsan ilişkileri üzerine hep ve bunlar da birlik beraberlik değil. Ne demek 'Köprüyü geçene kadar ayıya dayı' demek. Daha da kötüsü hiç özgürlük üzerine atasözümüz yok. 

Bunları söyledim. Akşam TV'de Kim Milyoner Olmak İster? çok duyulmamış bir atasözü. Bir karı bir koca ... seçenekler de yukarıda yazdığıma uyacak bir tek 'dır dır eder her gece' vardı. Döndü dedi ki hani konuşmuştuk ya.

Aradan 1-2 hafta geçti. Elimde bir dergi var. Filistin'le ilgili kapak yapmış. Üzerinde bayraklardan tabut. İngiliz bayrağı, Amerika bayrağı ve Fransız bayrağı. Dikkat edince üçünün de rengi beyaz, kırmızı ve mavi. Döndüm dedim ki kırmızı kan olsa beyaz ve mavinin anlamı ne acaba? Bilmiyormuş ben de hemen baktım. Mavi renk özgürlüğü, beyaz renk eşitliği ve kırmızı renk ise kardeşliği sembolize ediyormuş.

Demek ki özgürlük, eşitlik, hakkaniyet gibi kavramlar atasözlerinde, bayrakta, insanların DNA'larında oluyormuş. Ortadoğu'da mümkün mü bilmiyorum?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Senin Favori Küfürün Hangisi?

 Evet biliyorum biraz sert oldu :) Ama burası bir lifestyle blogu dersek yani bu da hayatın bir gerçeği. Aslında beni yakından tanıyanlar bilir ki ben asla küfretmem ve yanımda küfredilmesine de izin vermem. Hatta en ağır kelimem b.k bile gördüğünüz üzere noktalı yazarım. E Damla nerede çıktı derseniz, bir aydınlanma yaşadım da denilebilir :)) Bir kız arkadaşımın çok kullandığı bir küfür vardı. Eski eşine kızdıkça aşağıda linkini bırakacağım küfrü ederdi. İçimden bu kız ne saçmalıyor derdim. Gerçekten böyle beyinli insanlar var bunu anladım. Argolar, küfürler bir dili yaşatan unsurlar hatta abartalım zenginlikler diyelim. Hep ciddi şeyler yazdığımız bu blogumuza da bir küfür sallayıp sonraki yazıma geçelim :)) Ekşi küfür açıklaması

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Benim Preeklampsi Olma Hikayem

 Bu satırları yazmak benim için çok güç. 2 hafta önce bugün bu saatlerde bir bilinmezliğe doğru yolculuk yaparken bugün kızımı yoğun bakımda bırakmış olarak bu yazıyı yazmak çok ağır.  Ben sağlıklı ve gününde iki çocuk doğurmuş biri olarak 3. çocuğumda hafif endişeli olsam da genel olarak Ocak ayında doğumu bekliyordum. Yağmurla ilgili tek olumsuzluk detaylı ultrason çektirirken fark edilen notch oldu. Bebek beslenmesinde hafif bir yavaşlama vardı ve doktorum aspirin içmemi önerdi. 30 haftalık kontrole gittiğimde her şey yolundaydı, boyu kilosu. Yalnız ben de bir gariplik vardı. 5 kilo almıştım. Başından beri sadece 7 ay boyunca 3 kilo alan ben için ilk tepkim yanlış ölçüyor oldu, eşim güldü ve dedi ki baklavalardan oldu. Doktorum da kan ve idrar tahlili ver dedi, tansiyonumu ölçtü her şey normaldi. 2 hafta önce 3 Aralık günü sabah akıllı saatimi bulamadım. Nabız ölçümü benim akıllı saatte takip ettiğim bir veridir. Saatimi bulamayınca aslında hayatımı kurtaran adımı atmış old...