Ana içeriğe atla

Anne ben geldim

Ben kuaföre gittim mi en az 4 saat falan kalıyorum. Manikür-pedikür-kaş-boya-fön. Artık elimde tablet,kitap, telefon yok yok. Geçenlerde yine gittim. Yeni bir kız gelmiş. Bana dedi ki size şunu yapayım, bunu yapayım. Aile gibi olduğumuzdan iyi dedim. Bir noktada gözlerime krem sürdü, kapatıp 10 dakika beklemem gerek ve gözlerimi açmayacağım. Benim için 10 dakika bile çok değerliyken =) Kızın adı, Reyhan. Reyhan o zaman bana büyükadayı anlat dedim (Reyhoş büyükadada yaşıyormuş)

Reyhan Kadıköyde oturuyormuş. Ev sahibi zam yapınca diyor ki bari 1+1 bakayım. Arıyor, tarıyor. Kiralar çok yüksek. Sonra sahibinden ev ararken filtrele diyor ve alfabetik sıraya göre önce web sayfasında Adalar çıkıyor. O da öylesine bir adaya gidiyor. Önce bir emlakçıya giriyor. Cuma diye birazdan abla diyorlar. Sonra başka emlakçıya giriyor ama aslında orası emlakçı değil, muhasebe ofisi şans o ki muhasebe ofisinin çalışanın babası da köşkün üst katını kiraya verecek. Eve gidiyorlar o ne bütün odalar deniz manzaralı, ev kocaman, orman yürüme mesafesinde ve kira 1500 TL. Üstelik yıllık kirayı da peşin istemiyor.

Reyhoşla numaraları aldık, o beni en saklı arapların basmadığı kafelerde ağırlayacak =)

Ben şimdi yeni havalimanına gidiyorum. 3 adet mağazamızla hizmet vereceğiz.


P.S:Benim eşim sık sık yurtdışına iş için gittiğinden ben de arada anneme kaçıyorum. Geçen sefer gece 3 galiba kızım ağladı anneee süüttt ben de uyku sersemi ıhh mıhhh dedim ve mutfağa gittim, bir baktım ki annem sütü ısıtıyor bile sen dön dedi. Sabah işe gideceğim, ben sabahları kahvaltı etmem, annem elime ceviz koydu, aç gitme.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Number 3

 Arkadaşlar uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazamıyorum. Beni affedin. Onlarca kriz, yüzlerce problemlerle uğraşırken arada güzel bir haber aldım. Beni affetmeniz adına buradan paylaşmış olayım :) 

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Senin Favori Küfürün Hangisi?

 Evet biliyorum biraz sert oldu :) Ama burası bir lifestyle blogu dersek yani bu da hayatın bir gerçeği. Aslında beni yakından tanıyanlar bilir ki ben asla küfretmem ve yanımda küfredilmesine de izin vermem. Hatta en ağır kelimem b.k bile gördüğünüz üzere noktalı yazarım. E Damla nerede çıktı derseniz, bir aydınlanma yaşadım da denilebilir :)) Bir kız arkadaşımın çok kullandığı bir küfür vardı. Eski eşine kızdıkça aşağıda linkini bırakacağım küfrü ederdi. İçimden bu kız ne saçmalıyor derdim. Gerçekten böyle beyinli insanlar var bunu anladım. Argolar, küfürler bir dili yaşatan unsurlar hatta abartalım zenginlikler diyelim. Hep ciddi şeyler yazdığımız bu blogumuza da bir küfür sallayıp sonraki yazıma geçelim :)) Ekşi küfür açıklaması