Ana içeriğe atla

I am the Extrovert!

Bir dönem introvert olmam üzerine o kadar eleştiri aldım ki . Bence bana bu kadar geri bildirim vereceklerine Damla, insanlara selam versen iyi olurla konu bağlanabilirdi.

Tabi durum böyle olunca ben de yenilgiyi kabul etmedim ve uğraştım çok. Online eğitim, sınıf eğitimi ve farmasötik deneyimle çok yol katettim ve  artık extroverttim.

Starbucks sırasındayken önümdekine laf atan, mesajlarımı temizlerken baba olacak eski iş arkadaşıma bebek geldi mi diye mesaj atan, herkese günaydın diyen hatta telefonu helloooo diye açan biri oldum.

Geçenlerde biriyle iletişim halindeyken bir cümle kurdum ve içimden işte sosyal deneyim başladı dedim =) Bazen sırf karşımdaki kişinin tepkisini merak ettiğimden ya da açığımın nereden yakalanacağını denemek için normalin dışında şeyler deniyorum. Tabi ki ağır cümleler kurmuyorum ama mesala networking kurguluyorum ve sonucunun yansımasına bakıyorum.

Yakın zamanda tepki aldığım bir durum oldu, aslında iyi oldu önce dedim ki baştan bunu düşünmeliydim, neden hazırlıklı olmadım ki?
Sonra dedim ki iyi oldu, bu kişi bu tepkiyi verdiyse benim beraber iş birliğine gireceğim kişi de benzer tepkiyi verecekti ve ben açığımın nerede olduğunu biliyordum artık.
Sonra dedim ki madem kriz yarattım, çözmeliyim de. Bana kızgın olan birinden kaçmadım ve tekrar karşına başka bir savla çıktım.

İş hedeflerimin doğrultusunda fonsiyonel müdür olana kadar bence ideali extrovert, yönetim ekibine kadar ambivert, genel müdür olunca introvert!

Buarada gönderdiğim hiç bir çiçeğin sosyal deneyimle ilgisi yok. Arkadaş çevrem out of scope!


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Number 3

 Arkadaşlar uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazamıyorum. Beni affedin. Onlarca kriz, yüzlerce problemlerle uğraşırken arada güzel bir haber aldım. Beni affetmeniz adına buradan paylaşmış olayım :) 

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Senin Favori Küfürün Hangisi?

 Evet biliyorum biraz sert oldu :) Ama burası bir lifestyle blogu dersek yani bu da hayatın bir gerçeği. Aslında beni yakından tanıyanlar bilir ki ben asla küfretmem ve yanımda küfredilmesine de izin vermem. Hatta en ağır kelimem b.k bile gördüğünüz üzere noktalı yazarım. E Damla nerede çıktı derseniz, bir aydınlanma yaşadım da denilebilir :)) Bir kız arkadaşımın çok kullandığı bir küfür vardı. Eski eşine kızdıkça aşağıda linkini bırakacağım küfrü ederdi. İçimden bu kız ne saçmalıyor derdim. Gerçekten böyle beyinli insanlar var bunu anladım. Argolar, küfürler bir dili yaşatan unsurlar hatta abartalım zenginlikler diyelim. Hep ciddi şeyler yazdığımız bu blogumuza da bir küfür sallayıp sonraki yazıma geçelim :)) Ekşi küfür açıklaması