Ana içeriğe atla

İçimdeki Mühendis, Dışımdaki Satışçı/Savaşçı

 Bildiğiniz gibi Shaya'dan ayrılıyorum ve kendi işimi kuruyorum. Hal böyle olunca işimle ilgili herşeyle ilgileniyorum. Buna satış da dahil. 

İlk mühendislik fakültesinden mezun oldum. Dedim ki satış mühendisi olmayacağım. Zaten satış mühendisi olmak için mühendis olmaya gerek yok. İşletme, teknik öğretmenlik, 2 yıllık ya da mühendisler bu işi yapıyor. Ben işin teknik tarafında olmalıyım dedim ve Ford'da tekniğin en alasını gördüm. Sürekli üzerine birşeyler kata kata ilerledim. 

Şimdi işimi kurunca tabi ki önce en güvendiğim insanlara gittim ve sağolsunlar beni boş bırakmadılar. Ama buarada şöyle de bir şey oldu mesela organize sanayideyim o arada başka bir arkadaşımı da arıyorum ben geliyorum diyorum ve hop evet şimdi bana ne iş veriyorsun diyorum =) Bu arkadaşlarımdan biri düşündü taşındı elektrik işi yok, iot işi yok. Durdu durdu ne dese? Havalandırma bacası yapar mısın? Mekanik iş! Peki ben ne dedim? Tabi ki yaparım =)))))

Tabi burada devamını ticari sırlarımı vermeyeceğim. Yalnız şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki eğer sağlam bir teknik altyapım olmasaydı tüm bu satış manevralarına cesaret edemezdim.

Ve benim için hala aynısı geçerli. Gerçek bir mühendisten satışçı olmaz sadece işinin bir parçası olarak satış yapabilir. Tıpki benim gibi.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Number 3

 Arkadaşlar uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazamıyorum. Beni affedin. Onlarca kriz, yüzlerce problemlerle uğraşırken arada güzel bir haber aldım. Beni affetmeniz adına buradan paylaşmış olayım :) 

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Özgür Demirtaşla olan Konuşmalarımızı İfşa Ediyorum.

Ayşe Arman nasıl adını duyurdu arkadaşlar? Yok mastürbasyon hikayesini anlattı, doğruysa :) İlk kez nasıl sevişti? Dünyada tek sevişen o zaten :)) Gündemin dikkatini çekti. Ben tabi o kadar ucuz olmayayım o kadar da ünlü olmama çok da gerek yok derken gün geçtikçe popüler isimler de hayatıma dahil oluyor. Yeni dernekler, yeni etkinlikler ve benim malum snob tavrımla günleri geçiriyoruz. Geçen gün biri dedi ki sen şunu çok iyi tanıyorsun. Onlar günde 100 milyon yazıyor. Ben içimde milyon, milyar derken bir yandan da diyorum ki yok aslında o kadar tanımıyorum. Arkadaşım diyor ki saçmalama tüm etkinlik boyunca beraberdiniz, ben tabi ilk bakışta nasıl sünepe gördüysem, tüm fotoğraflarda en uzağındayım, hatta orada olduğunun çok da umrumda değil :)))) Dün spor salonundayken benim gibi gediklisi bir ünlü geldi. Başta PT'ler yanından düşmüyor. Ben de onu değil annesini beğeniyorum mükemmel oyuncu diye neyse baktım bu benim istasyonu etrafındaki guruhla kaplayacak en iyisi dedim ki mat bul...