Ana içeriğe atla

Bu da geçer ya hu!

Sultan 2. Mahmud, bu köklü reformları yaparken çok sıkıntılı günler içinde idi. Bir gün yanındakilere;  "Bana öyle bir söz bulun ki, bu sıkıntıların, bu dertlerin arasında onu okuduğumda umutsuzluğum gitsin, acım dinsin. Mutlu olduğumda da yine onu okuyayım, rehavete kapılmayayım, dünya nimetlerine tamah etmeyeyim, saltanat makamının, tahtımın gücüyle aslımı, insanlığımı unutmayayım. İşte bu sözü, bir yüzüğe yazdırayım, her gördüğümde, neşem de ve hüznüm de bana aynı etkiyi yapsın" der.

Sultan'ın bu isteği üzerine herkes seferber olur. İlim erbabı, şairler, yüzük yapanlara haber salınır. Ne yazılıp çizdilerse Padişah bunların hiçbirini beğenmez, aradığını bulamaz.

O günlerde İstanbul'a bir ilim erbabı derviş gelir. İlim ve irfanıyla ahalinin dikkatini çeken dervişe Sultan Mahmud'un isteği iletilir. Kalp gözü açık olan dervişin dilinden beklenen o sihirli söz dökülüverir; "Bu da geçer Ya HU" der. Bu sözü duyanlar büyülenmiştir. Hemen hattat Kazasker Mustafa İzzet Efendi'nin yanına koşarlar, Kazasker Mustafa İzzet Efendi'nin yazdığı söz, yüzüğe işlenerek Padişah 2. Mahmud'a takdim edilir.

O günden sonra Padişah ne zaman sıkılıp dara düşse, ya da ne zaman neşelenip dünyaya dalsa bu sözü okur kendine çeki düzen verirmiş.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Number 3

 Arkadaşlar uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazamıyorum. Beni affedin. Onlarca kriz, yüzlerce problemlerle uğraşırken arada güzel bir haber aldım. Beni affetmeniz adına buradan paylaşmış olayım :) 

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Senin Favori Küfürün Hangisi?

 Evet biliyorum biraz sert oldu :) Ama burası bir lifestyle blogu dersek yani bu da hayatın bir gerçeği. Aslında beni yakından tanıyanlar bilir ki ben asla küfretmem ve yanımda küfredilmesine de izin vermem. Hatta en ağır kelimem b.k bile gördüğünüz üzere noktalı yazarım. E Damla nerede çıktı derseniz, bir aydınlanma yaşadım da denilebilir :)) Bir kız arkadaşımın çok kullandığı bir küfür vardı. Eski eşine kızdıkça aşağıda linkini bırakacağım küfrü ederdi. İçimden bu kız ne saçmalıyor derdim. Gerçekten böyle beyinli insanlar var bunu anladım. Argolar, küfürler bir dili yaşatan unsurlar hatta abartalım zenginlikler diyelim. Hep ciddi şeyler yazdığımız bu blogumuza da bir küfür sallayıp sonraki yazıma geçelim :)) Ekşi küfür açıklaması