Ana içeriğe atla

Hey You!

Yazı yazmadığım halde herkesin bol bol okumasına hiç anlam veremiyorum. Aynı yazılar mı okunuyor. Teşekkür ederim. Ben aynıyım galiba. Kick-box ve baleye yeniden başladım. Okulum ekim başında açılıyor. Evet Melo okula başladı ve hiç gitmek istemiyor. Sanat spor haftasonu çook doluyum. İş aynı gibi. Eğlenceli.

Yeni ressamlar keşfediyorum. Yeğenim oldu adı Kerim. 2 kilo daha verdim. 50'de duracağım. Falan filen işte...

Bugün dünya spor günü olması sebebiyle size Veyseliko'nun snowboarda başlama hikayesini anlatayım. Böylelikle benim de neden artık kayak yapmadığımı öğrenirsiniz:

Yıl 2012 biz Veyselle sevgiliyiz. Veysel'in yaptığı tek spor balıkçılık. Kış geldi, ben klasik olarak kaymaya gideceğim. Canım annem sağolsun spor meraklısı ve biz her yıl çocukluktan beri Uludağ'a gideriz. Neyse ben zaten Kocaeli'nde yaşıyorum. Kartepe yakın gidip kayıyorum. Veysel'e kayalım dedim. Yüzünü ekşitti. Dedi düşerim sen kayarsın ıh mıh... Tamam dedim ben snowboard yapmadım. İkimiz de snowboard yapalım. Sıfırdan başlayalım. Gerçekten ikimiz de sıfırladık. Özel ders aldık, baktık olmuyor, çıktık dağa kaymaya başladık.
İşte benim zaten kıyafetlerim vardı. Veysel de almış oldu. Şimdi bizi hangi piste koyarsan koy, rahatlıkla iniyoruz ama benim gözüm Fransa Alplerinde başlayıp İtalya sınırında duran arkadaşımın yolunda. Satınalmacı arkadaşımız Onur Oğuz çok iyi bir kayakçı. Tabi çok iyi bir satınalmacı da. Çok kavga ettiysek de zamanında, iyi çocuktur. Buradan ona da selam olsun.

Bir de bu pantolondan çok sıkılmıştım ama yenisini almak için kendime hedef koymuştum. Dolaptan satarsam yenisini alacaktım ve güzel fiyata sattım. Burton bekle beni....

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Number 3

 Arkadaşlar uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazamıyorum. Beni affedin. Onlarca kriz, yüzlerce problemlerle uğraşırken arada güzel bir haber aldım. Beni affetmeniz adına buradan paylaşmış olayım :) 

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Senin Favori Küfürün Hangisi?

 Evet biliyorum biraz sert oldu :) Ama burası bir lifestyle blogu dersek yani bu da hayatın bir gerçeği. Aslında beni yakından tanıyanlar bilir ki ben asla küfretmem ve yanımda küfredilmesine de izin vermem. Hatta en ağır kelimem b.k bile gördüğünüz üzere noktalı yazarım. E Damla nerede çıktı derseniz, bir aydınlanma yaşadım da denilebilir :)) Bir kız arkadaşımın çok kullandığı bir küfür vardı. Eski eşine kızdıkça aşağıda linkini bırakacağım küfrü ederdi. İçimden bu kız ne saçmalıyor derdim. Gerçekten böyle beyinli insanlar var bunu anladım. Argolar, küfürler bir dili yaşatan unsurlar hatta abartalım zenginlikler diyelim. Hep ciddi şeyler yazdığımız bu blogumuza da bir küfür sallayıp sonraki yazıma geçelim :)) Ekşi küfür açıklaması