Ana içeriğe atla

Y Kuşağı Alamancılar

Bugün birinin işten ayrıldığını duydum. Avrupa'ya yerleşmek üzere ülkeden gitmiş. Allah yolunu açık etsin.

Geçenlerde okuduğum bir yazı geldi aklıma. Biz isteriz ki başkaları dayak yesin, başkaları hapiste yatsın ama biz yerimizde pasif eleştiriler yaparken düzen değişsin. İşimize gelmeyince de ülkeyi terk edelim. İşte budur Çanakkale şehitlerinin ruhu. Ülke zordayken kaçmak! Ne kadar yüce bir davranış!

Hadi kaçtın, gittiğin yer sanki Paris'in Champs-Elysees 'i! Gidip ülkenin Kars'ına yerleşiyorsun. İmkanlar da orada eh işte. Mesela eğitim: ben sanmıyorum ki kızımın Robert Koleji'nde alacağı eğitimin İrlandanın köyündeki eğitimden daha kötü olacağına. Daha da vahimi kaçan hiç bir kimsenin Pisa'daki başarılara bakıp da gittiğine inanmıyorum. Sosyal hayat dersen zaten beyaz ve Hristiyan koşullarını sağlamadıkça seni pek de insandan sayan olmuyor. Nerede sosyal hayata dahil olacaksın da ülkenden daha mutlu olacaksın.

Bir dönem Almanya'ya gidenler olmuş bence ruh aynı. Ne Almanya'ya yaranabilmişler ne de Türkiyeye. Almanlar alay ediyor Türk diye, Türkler alay ediyor Alamancı diye.

Kaçanlar özentilik sonucu bir rüya yaşıyorlar ama umarım herkes aradığını bulur.

P.S. Expat olarak gidenler yazımın içeriğine dahil değillerdir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Number 3

 Arkadaşlar uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazamıyorum. Beni affedin. Onlarca kriz, yüzlerce problemlerle uğraşırken arada güzel bir haber aldım. Beni affetmeniz adına buradan paylaşmış olayım :) 

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Senin Favori Küfürün Hangisi?

 Evet biliyorum biraz sert oldu :) Ama burası bir lifestyle blogu dersek yani bu da hayatın bir gerçeği. Aslında beni yakından tanıyanlar bilir ki ben asla küfretmem ve yanımda küfredilmesine de izin vermem. Hatta en ağır kelimem b.k bile gördüğünüz üzere noktalı yazarım. E Damla nerede çıktı derseniz, bir aydınlanma yaşadım da denilebilir :)) Bir kız arkadaşımın çok kullandığı bir küfür vardı. Eski eşine kızdıkça aşağıda linkini bırakacağım küfrü ederdi. İçimden bu kız ne saçmalıyor derdim. Gerçekten böyle beyinli insanlar var bunu anladım. Argolar, küfürler bir dili yaşatan unsurlar hatta abartalım zenginlikler diyelim. Hep ciddi şeyler yazdığımız bu blogumuza da bir küfür sallayıp sonraki yazıma geçelim :)) Ekşi küfür açıklaması