Ana içeriğe atla

Aktivizm bir meslek olabilir mi?

Bu soru son bir kaç gündür aklımda. Tabi soruya cevap vermek için meslek tanımına bakmak gerek. Benim diplomamda Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünden mezundur yazar. Mühendis yazmaz ama EMO'ya kayıtlı olduğuma göre mesleğim de açıkça EE Mühendisliğidir. Bence boş durmak imkansız olduğundan bir işe gitmek gerek. Nitekim meslek benim için para kazanmanın amaç olmadığı severek bir şeyler yaparken insanların bana ödediği bir miktar. Ayrıca hep işimden zevk almışımdır. Proje çizerken de, robotlarla uğraşırken de, globale sunum yaparken de hatta bütçe hedefleri verirken de.

Diğer yandan da hayatımda çokca faydalı şeyler yapmaya çalıştım. Toplum gönüllüsü oldum, kendi çapımda burs verdim, Güneş enerjili araç projesinde yer aldım. Dil çalışmalarında aktif rol aldım.

Sonra bugünlerde düşündüm hem mesleğimde iyi şeyler yapmak istiyorum hem insanlığa faydalı olmak istiyorum. Acaba aktivist mi olmalıyım? Aktivist olduğum zaman mesleğimden vaz mı geçmeliyim? Yoksa tam tersi işimde o kadar başarılı olmalıyım ki daha da güçlü bir pozisyonda karar mekanizmasında yer aldığım takdirde doğayı/enerjiyi ön plana tutan projeleri daha kolay hayata geçirebilmeliyim?

Henüz bu soruların cevabını bulamadım? Şu an tek düşündüğüm Sabancı'dan burs almak. Sanırım bu 6 aylık süreçte bir çok sorumun cevabını bulup yolumu bu şekilde yönlendireceğim.

Bildiğim işimi çok sevdiğim her şeyden çok istediğimse insanlık için ses getirecek işler yapmak istediğim.






Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Number 3

 Arkadaşlar uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazamıyorum. Beni affedin. Onlarca kriz, yüzlerce problemlerle uğraşırken arada güzel bir haber aldım. Beni affetmeniz adına buradan paylaşmış olayım :) 

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Özgür Demirtaşla olan Konuşmalarımızı İfşa Ediyorum.

Ayşe Arman nasıl adını duyurdu arkadaşlar? Yok mastürbasyon hikayesini anlattı, doğruysa :) İlk kez nasıl sevişti? Dünyada tek sevişen o zaten :)) Gündemin dikkatini çekti. Ben tabi o kadar ucuz olmayayım o kadar da ünlü olmama çok da gerek yok derken gün geçtikçe popüler isimler de hayatıma dahil oluyor. Yeni dernekler, yeni etkinlikler ve benim malum snob tavrımla günleri geçiriyoruz. Geçen gün biri dedi ki sen şunu çok iyi tanıyorsun. Onlar günde 100 milyon yazıyor. Ben içimde milyon, milyar derken bir yandan da diyorum ki yok aslında o kadar tanımıyorum. Arkadaşım diyor ki saçmalama tüm etkinlik boyunca beraberdiniz, ben tabi ilk bakışta nasıl sünepe gördüysem, tüm fotoğraflarda en uzağındayım, hatta orada olduğunun çok da umrumda değil :)))) Dün spor salonundayken benim gibi gediklisi bir ünlü geldi. Başta PT'ler yanından düşmüyor. Ben de onu değil annesini beğeniyorum mükemmel oyuncu diye neyse baktım bu benim istasyonu etrafındaki guruhla kaplayacak en iyisi dedim ki mat bul...