Ana içeriğe atla

Hygge ve Starbucks

Bugün size Avrupa'da çokca meşhur olan ülkemizde pek bilinmeyen bir kavramdan bahsedeceğim. Kökeni Danimarka. Hygge tam Türkçe karşılığı olmasa da bence Türkçe de keyif diyebiliriz. İngilizce karşılığı 'hominess'
Hygge de amaç güzel bir ortam yaratıp o anın tadını çıkartmak. Ve bunun için de çeşitli araçlar kullanıyorlar. Mesela mum: Ülkede kişi başı 6 kg mum kullanılıyor, kişi başı kahve kullanımının 3 kg olduğunu düşünürseniz bence ciddi bir rakam.
Mesela PH tarzı aydınlatmalar ya da battaniyeler ve yün çoraplar. Konu başlı başına kitapta okunmalı. Ben İngilizcesine Remzi Kitapevinde rastladım ve aldım. Resmi aşağıda, okunması rahat.

Bugün Starbucks'ın dizayn ekibi Türkiyeye ziyarete geldi. Hoş beş Hollandanın hali ne olacaktan sonra ben atladım, Hygge yapsak ya Starbucklarda madem 3. evimiz bir mum yaksak biraz daha atmosfere ilaveler yapsak. Dizayn ekibinin hoşuna gitti fikir(ya da bana öyle dediler=)

Sonra bir de bence geri dönüşeme de el atabiliriz mesela güneşten enerji ya da atık sudan çiçekleri besleme, bu da ilginç geldi.

Coffee master olmak için sonunda bir proje yapacağım. Ben bu proje için LEED ilk etapta ağır kaçacağından atık su kullanımını ön gördüm. Ne dersiniz sizce de yeşil Starbucks güzel olmaz mı?


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Number 3

 Arkadaşlar uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazamıyorum. Beni affedin. Onlarca kriz, yüzlerce problemlerle uğraşırken arada güzel bir haber aldım. Beni affetmeniz adına buradan paylaşmış olayım :) 

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Senin Favori Küfürün Hangisi?

 Evet biliyorum biraz sert oldu :) Ama burası bir lifestyle blogu dersek yani bu da hayatın bir gerçeği. Aslında beni yakından tanıyanlar bilir ki ben asla küfretmem ve yanımda küfredilmesine de izin vermem. Hatta en ağır kelimem b.k bile gördüğünüz üzere noktalı yazarım. E Damla nerede çıktı derseniz, bir aydınlanma yaşadım da denilebilir :)) Bir kız arkadaşımın çok kullandığı bir küfür vardı. Eski eşine kızdıkça aşağıda linkini bırakacağım küfrü ederdi. İçimden bu kız ne saçmalıyor derdim. Gerçekten böyle beyinli insanlar var bunu anladım. Argolar, küfürler bir dili yaşatan unsurlar hatta abartalım zenginlikler diyelim. Hep ciddi şeyler yazdığımız bu blogumuza da bir küfür sallayıp sonraki yazıma geçelim :)) Ekşi küfür açıklaması