Ana içeriğe atla

Damla'yı çok sevenler kulübü

Geçenlerde bir şeye çok üzüldüm ve ilk aklıma gelen arkadaşımı aradım. Şaşırdı. Sabahın köründe. Emin misin dedi. Sen bana yardımcı olacak mısın dedim. Sen istiyorsan tabi ki dedi.

Sonra aslında o fikirden vazgeçtim ama o arkadaşım beni görene kadar rahat edemedi. Aynı gün aradığım başka arkadaşımsa ben hep senin yanındayım dedi. 

Diğeri de boşuna stres yapıyorsun biraz beni dinle dedi.

Bu anlattıklarım erkek arkadaşlarımdı.

Asıl garip olan anlatmadığım halde beni anlayan kız arkadaşlarım. Sürekli mesaj attılar her şey yolunda mı diye?

Aslında herşey yolunda. Herşeyin yolunda oluşu benim problemimse demeye başlamışken yeniden sistemin kölesi olup iş hayatının inceliklerine döndüm.

Ama şunu anladım ki her ner kadar hater ım olsa da bir o kadar friends im var. Tek bir telefonumla dünyayı yerinden sarsacak. Kız ya da erkek... Sizi çok seviyorum. İyi ki hayatımdasınız.

Üzüldüğüm şeye gelince ben okyanusları geçer derede bir şeye takılırım. Geçti gitti. Şimdi daha büyük savaşlara...

Damla'yı sevenler kulübüne sizi de bekleriz. Damluş her zaman dostluğun karşılığını verir hatta koluna dövmesini bile yaptırır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Number 3

 Arkadaşlar uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazamıyorum. Beni affedin. Onlarca kriz, yüzlerce problemlerle uğraşırken arada güzel bir haber aldım. Beni affetmeniz adına buradan paylaşmış olayım :) 

Fakir hayatı yaşayabilir miyim?

 Arkadaşlar beni linçlemeyin. Konu bildiğiniz gibi değil. Geçen bir şeyler oldu ve ben dedim ki okey ben annemin yanına gidiyor, sade bir hayat yaşıyorum. Abimin ilk tepkisi sen 1 gün yaşayamazsın oldu. Niye dedim. Damla saçmalama kahvenin yanında Baileys yok annemlerde dedi. Ben bozuldum içmem ne var yani dedim. Sonra muhasebecime dedim. Saçmalama sen işe girip başkasından emir alıp 150 bin lirayla mı geçineceksin dedi. Metro benim hayal ettiğim gibi değilmiş. Tıklım tıkış önce Dudullu sonra oradan gideceğin yereymiş. Sonra hatırladım ki ben yıllar önce Suadiye-Kadıköy sarı dolmuşa binmiştim. Şişko teyze üstüme kaykılıp klimasız ortamda kapı açılınca çığlık atmak istemiştim. Ama sorarsanız ayda ne kadar harcıyorsun bence 5 bin :)) tabi dışarıda yediğim yemek başına.  Sade hayata geçilir mi? Bilmiyorum. Benim gibi iyi eğitimli, belli topluluklarda kabul görmüş sürekli yükselen biri sade hayat yaşabilir mi? Bence evet ama çevremdekilere göre hayır.  Benim beklentilerim nel...

Senin Favori Küfürün Hangisi?

 Evet biliyorum biraz sert oldu :) Ama burası bir lifestyle blogu dersek yani bu da hayatın bir gerçeği. Aslında beni yakından tanıyanlar bilir ki ben asla küfretmem ve yanımda küfredilmesine de izin vermem. Hatta en ağır kelimem b.k bile gördüğünüz üzere noktalı yazarım. E Damla nerede çıktı derseniz, bir aydınlanma yaşadım da denilebilir :)) Bir kız arkadaşımın çok kullandığı bir küfür vardı. Eski eşine kızdıkça aşağıda linkini bırakacağım küfrü ederdi. İçimden bu kız ne saçmalıyor derdim. Gerçekten böyle beyinli insanlar var bunu anladım. Argolar, küfürler bir dili yaşatan unsurlar hatta abartalım zenginlikler diyelim. Hep ciddi şeyler yazdığımız bu blogumuza da bir küfür sallayıp sonraki yazıma geçelim :)) Ekşi küfür açıklaması